İster biz tercih etmiş, ister maruz kalmış olalım, kopuşlar bize aittir. Aileden, arkadaşlardan, sevgiliden, ortamından kopmak; meslek, ülke, dil degiştirmek; belki de bağlardan çok kopuşlar bizi inşa eder.
Bazen "kendini kurtarmak" için kopmak gerekir, yani hem kaçmak hem de postu kurtarmak için; tehdit eden veya var olmayı engelleyen şeyden koparak kendini kurtarmak. Bu şey bir başkası olabileceği gibi bazen bizzat kendim de olabilirim: beni sansürleyen, bana gem vuran kendim.
Peki gerçekten köprüleri atıp başka bir şeye geçebilir mi insan? Zaman içinde doğallaşmış bu bağları nasıl çözer, başkasının mevcudiyetinin, bedeninin, sesinin alışkanlığından nasıl kurtulur?