(Çevirmenin notu)
Sevgililerin birbirini binbir çeşit ışık imgesiyle betimlemesi ya da ışık özlemi diyebileceğimiz bir duygu alışverişi içinde buluşnmaları onların bir açıdan yarı ışıkta kalmalarının da sonucudur. Romeo, Juliet'i ilk gördüğünde Capuley'lerin sarayında bir balo verilmektedir. Salon meşalelerle aydınlatılmıştır. Meşalelerin titrek ışıkları duvara vurmuştur(yarı ışık). Romeo ve Juliet'in ikinci karşılaşmaları, ay ışığı altında olur (yarı ışık); Romeo aynı gece Capuley'lerin bahçesine gizlice girer, Juliet ise balkondadır. Bundan sonraki karşılaşmaları, onları nikâylayan Rahip'); loş hücresindedir(yine yarı ışık). Evlendikleri günün gecesi,Romeo, Juliet'in odasına bir ip merdivenle çıkar. Odada mum ışığı vardır, pencereden ay ışığı vurur (yine yarı ışık). Bundan sonra olaylar hızla gelişir ve Romeo ve Juliet, birbirinden habersiz Capulet'lerin aile mezarlığında bir meşalenin ölgün ışığında sonsuza dek buluşurlar. Bu oyun, yarı karanlıkta yaşamış olan ve onun için de gelecekleri olmayan genç aşıkların tragedyasıdır.