-Spoiler İçerir-
Başlarda okumaktan bunaldığım bitirdiğimdeyse okumayı neden bu kadar bekletmişim dediğim Kamrandan nefret edip Feridede kendimi bulduğum bir kitaptır Çalıkuşu...
Başlamadan Önce Genel Bir Bilgi Vereyim
Reşat Nuri Güntekin'in 1922 yılında yayımlanmış teması aşk ve ihanet olan Çalıkuşu; Feride'nin Anadolu'da karşılaştığı zorluklar, içsel çatışmaları, kadın olmanın güçlükleri ve toplumsal baskılarla mücadelesini konu alır.
Kitabın Özeti:
Feride, annesinin ölümünden sonra İstanbul’da teyzesinin yanında büyür. Fransız yatılı okulunda eğitim gördüğü sıralarda daldan dala atladığını gören bir muallimin bu insan değil resmen çalıkuşu demesiyle ona ''Çalıkuşu'' lakabı takılır. Sonralarda zamanla teyzesinin oğlu Kamranla ile aralarında duygusal bir bağ oluşur ve nişanlanırlar.
Düğününden kısa bir süre önce Feride Kamran’ın onu aldattığını öğrenir ve evi terk eder. Evi terk ettiğinden sonraki zamanlarda Anadolunun farklı yerlerinde öğretmenlik yapar. Tabi öğretmenlik yaptığı yerlerde de gerek başarısı gerekse güzelliğiyle dedikoduların odak noktası olur ama bunlarla mücadele eder ayrıca gittiği her yerde çocukları sever, onları eğitir ve kadınlara örnek olmaya çalışır.
Yıllar sonra Feride tekrar İstanbul’a döner. Kamran, hâlâ onu sevmektedir ve aslında yaptığı hatayı çoktan anlamıştır. (Son pişmanlık neye yarar)
Sonra Feride Kamranla evlenir ve SON
------------------------
Edebiyat hocamda dahil olmak üzere çoğu kişi bu kitabın anlaşılır ve sade olduğunu söylüyor ama Kitabı okurken ki o bıkkınlık ve anlamama güçlüğünü yaşamış biri olarak söylemek gerekirse ben buna katılmıyorum Evet kitap yazıldığı döneme göre sade ve anlaşılır bir dille yazılmış ama günümüzde eski kelimelerin olduğu bir kitabı okumak o kadarda anlaşılır değil. Ayrıca kitabı okurken ilk