maviugruna

Allah’a şükretmek evvela bir insana teşekkür etmekle başlar. İnsan teşekkür ettiğini de bilir ki okul onun ihtiyacını gidermek ve ona iyi gelmek için vazifelendirilmiştir. Siz ona teşekkür ettiğiniz zaman aslında o vazifenin sahibine hamd ediyorsunuz. Kalp buna alışmadığı sürece Allah Allah’a şükredemez.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ömür denen şu kısacık zaman diliminde bir nehir misali akmak ve okyanusa kavuşacağımız güne hasret duymak bir lütüf. Kendi irademizin, onun mutlak iradesi karşısındaki hikmetini idrak edebilmek bir lütüf. Tevekkül ve teslimiyet bir lütüf. Ben yokum, sadece o var diyebilmek bir lütüf. İnsan Allah’a bağlı. Bütün meselemiz aslında sevgiyle, dikkatle, gayretle, tefekkürle bir derdin kapısını açmak. O dert ile hemhal olmak ve ulaştığımız yere aşkın kanatlarında, sevginin, muhabbetin kanat kanatlarında gitmeye niyet etmek, gayret etmek bir lütüf.
Kalb eğer tevazuyla tanışırsa her an şükreder, teşekkür eder. İnsanlar bir vesiledir çünkü. Esas teşekkürün sahibi Allahu Taala‘dır. Allah, insanlara vesile kılarak bize bir takım lütüflarda bulunur. O ütuflara karşı kalp, tevazuuyla teşekkür etmeli. Eğer kula teşekkür, Allah’a da şükredenlerden olursak manevi olarak önümüze nice kapılar açılır. İyiliği yaymak, çoğaltmak, bizlerin asli vazifesi olmalı. Bizim varlığımız her ikisine de meyyal. Bizler, iyinin, güzelin tarafında olursak iyiliğe meyil deriz. Peygamber efendimiz buyuruyor ki: hikmet müminin yetikmalıdır, nerede bulursa onu almalıdır. Bu hem fiziksel olarak böyle hem de manevi olarak…
Sukünet, dünyanın güzelliğine aşık olmaktır aslında ruhu sükuna ermeyen, hep bir koşuşturma içinde yaşayan insanlar, ölüm duygusundan kaçtıklarını düşünüyorlar, ölümle barışmıyorlar. Halbuki sükunet, son nefese kadar güzelliği idrak edebilmek, onun şükrünü ifa edebilmek demek. Ruh sükuna ermedikçe çok hızlı bir şekilde hastalığını biliyoruz. Kalp krizi ile ilgili yapılan çalışmalar hırslı insanların kalp krizine daha çabuk yakalandığını gösteriyor. Kendimizle eve etrafımızda barışmamız lazım.