Evet, on beș yaşındayken Juliette için elini kana bulamıştı. Hatta Kızıllarla dolu kocaman bir evi yerle bir edecek bir fitili ateşe verebilirdi. Juliette bu tür bir koruma istemediği halde onu kurtarmak, onu korumak için her șeyi yapabilirdi. Bir zamanlar, sırf ona zarar gelmesin diye bu lanet șehri bile yakıp kül edebilirdi. Elbette, artık ona zarar vermesi zordu. Varlığının tamamına ters düşüyordu. Her hücresine ve sinire. Bunlar bir mantrayla gelişmişti: Onu koru, onu koru. Onun bambaşka birine dönüștüğünü bildiği halde, New York'ta yaptığı o korkunç şeyleri duyduktan sonra bile... O hâlâ Juliette'ti. Onun Juliette'iydi.
bunca zaman sonra Juliette ve Marshall birbirlerini iğneleyici bir şey söyleyip söylemediklerini anlayacak kadar iyi tanıyorlardı. Birbirlerine çok benziyorlardı ve bu durum Juliette'in üstünde fazla durmak istemediği kadar ürkütücü bir düşünceydi.