1000Kitap Logosu
Resim
Chloe Gong

Chloe Gong

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
190 Kişi
296
Okunma
13
Beğeni
887
Gösterim
Unvan
Yazar
Yaşamı
Yeni Zelanda, Auckland' da büyüyen Şanghay yerlisi Gong, İngilizce ve uluslararası ilişkiler alanında çift anadal yaptığı Pennsylvania Üniversitesi'nde son sınıf öğrencisidir.
384 syf.
·
8 günde
·
8/10 puan
silah metali, nane ve bir meltemin hafifliği
Kitabımız 20. yüzyılın Şangay'ında geçiyor. Olaylar ise birbirleri arasında azılı bir rekabet ve şiddetli bir kan davası süren iki çetenin vârisleri etrafında dönüyor. Juliette Cai ve Roma Montagov. Biri Kızıl Çete biri ise Beyaz Çiçekler için kilit taşı olan iki kişi. Denk geldikleri her sokak başı diğer çete üyeleri gibi düşmanı olan karşı tarafın boğazına yapışmaya hazır olması gereken ama olamayan iki eski aşık, yeni düşman. Gölgede bırakılmış gibi olsa da hem gölgede kalmayı başaramayan hem de sahip olmamaları gerekirken ortak oldukları bir geçmiş... Şangay sokaklarında insanların kendi boğazlarını parçalamaya kalktıkları bir delilik yayılana kadar her şey oldukça idare edilebilir görünüyordur fakat kayıplar en çok bu iki çeteyi vurmaya başlayınca mecburi fakat geçici, yalnızca kendileri arasında sürecek gizli bir ateşkes kararı alır Juliette ve Roma. İki vâris bu deliliği durduramazlarsa iki çete de şehrin karanlık geçmişine gömülmeye mahkûmdur. 𓄳 Kitap Yorumu (spoiler içerebilir) İlk olarak olumsuz bir iki yanından bahsetmek istiyorum. Kitapta bolca yabancı terim kullanılmış ve bazılarının anlamı da içerisinde verilmemiş fakat büyük bir kafa karışıklığı yaratacak kadar önemli yerlerde olduğunu düşünmüyorum. ( spoiler) Buna ek olarak kitabın sonundaki canavarı yakalama sahnesi biraz tatmin etmedi beni, biraz olsun bitsin artık der gibi yazılmıştı sanki. Gözüme eksik ve zayıf gelen her şey aşağı yukarı canavar olayının kurgusuyla ilgili oldu. Daha temelli olabilirdi ama ikinci kitabı henüz okuyamadığım için bir şey demek istemiyorum belki biraz daha kavramamıza yardımcı olur durumu. Benim açımdan olumlu yanlarına gelirsek... Juliette ve Roma arasında yaşananları slowburn olarak değerlendirebilirim ve kesinlikle bu tarz kitaplarda sevdiğim bir şey bu. Aynı şekilde enemies to lovers da öyle. Her ne kadar bu iki karakterin birlikte bir geçmişi olsa da aralarındaki köprüleri tekrar kurma süreçleri bile çok yeni hissettirdi bana. Bunun dışında kitap 1926'da geçiyor olmasına rağmen hem dönemini yansıtabilmiş hem de içinde bulunduğumuz çağın okuyucularına yabancı hissettirmeyecek bir ortam kurabilmiş yazar. Karakterlere gelirsek Juliette gerçekten çok gözü pek ve güçlü bir kadın karakter fakat fazla fevri, şiddete yatkınlığı Roma'dan çok daha fazla hatta bu konuda tamamen zıt düşüyorlar ve bunu çoğu sahnede görebiliyoruz. Kitabın sonuna kadar Roma'ya olan duygularını dile getirdiğini çok göremesek de içsel konuşmalarıyla ne hissettiğini bilmemiz güzeldi. Roma ise son ana kadar gerçekten çok gizemli ve kafa karıştırıcı bir karakterdi. Neyi ne için yaptığını, Juliette'i ne olarak gördüğünü anlamak da zor. Bunun Juliette için de böyle olduğunu düşünüyorum. Bu yanı açısından yazarı gerçekten takdir ettim çünkü Roma'yı Juliette'e yansıttığı gibi yansıtmış bize de. Aralarında geçen ufak nostaljik anlar ve bunları sessizce yaşamaları çok şirindi. Roma da Juliette de derin karakterler benim gözümde. Kitaptaki diğer göz önündeki Marshall, Kathleen ve Benedikt gibi karakterler de öyle. Rosalind'in birçok yönden kardeşi Kathleen'den ayrılması da hoşuma gitti. Chloe Gong henüz 23 yaşında olmasına rağmen başarılı bir uyarlama kurgu yaratmış. Kitabın sonunu da ucunu ikinci kitaba açacak şekilde bırakmış. Umarım Our Violent Ends de en kısa zamanda çevrilir ve okuruz. 𐄹
Şiddetli Hazlar
𐄹
Chloe Gong
Şiddetli Hazlar
8.4/10 · 287 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
384 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
⋆*・゚:⋆*・゚:*⋆.*:・゚.: ⋆* "Bir canavar," dedi dudakları Juliette'in saçlarına dokunurken, "yas tutmaz." "Sen yas tuttun mu?" dedi Juliette, sesi neredeyse çıkmıyordu. Ne dediğini açıklamaya ihtiyacı yoktu. İkisi de anlamıştı: patlama, hasar, kan, canlar ve kor gibi alevler. "Yas tuttum," dedi Roma aynı tonda. "Günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca o mezarlığın kapısının önünde yas tuttum. Ama seni seçmiş olmaktan pişman değilim. Bu takındığın gaddarlığın arkasında insanlar için atan bir kalp var. O yüzden onu vurdun. O yüzden şansını değerlendirdin. Acımasız biri olduğun için değil. Umudun olduğu için." ⋆*・゚:⋆*・゚:*⋆.*:・゚.: ⋆* Kitap hakkında tek kelimelik bir yorum yapacak olsam söyleyeceğim şey kesinlikle "kusursuz" olurdu. Uzun zamandır oturunca başından kalkmayacağım, okurken karakterlerin hislerini iliklerimde hissedeceğim kadar kusursuz bir fantastik roman arayışındaydım. Elbette, kusursuz diye bir şey yoktur. Ancak bir şeyin kusurları sizi rahatsız etmiyor, onu olduğu gibi, sanki kusursuzmuşçasına sevebiliyorsanız "kusursuz" diye tanımlamakta, kendi adıma, bir sakınca görmüyorum. Şiddetli Hazlar, tam da aradığım o kitaptı. İnce detaylarla dolu sayfaları okurken kendimi romanın geçtiği dönemin Şanghay'ında, karanlığın tam ortasında bulmamam imkansızdı. Yazarın kaleminin çok güçlü olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla çevirmenin de harika bir iş çıkarttığını söylemem gerekiyor. Kitap Shakespeare'in ünlü eseri Romeo ve Juliet'in bir "yeniden anlatımı". Zaten serinin iki kitabının isimleri de Romeo ve Juliet'te geçen "These violent delights have violent ends." yani "Bu şiddetli hazların şiddetli sonları olur." sözüne gönderme yapıyor. Kitapta bir diğer sevdiğim şey tüm karakterleri tanıma fırsatını sunuyor olması. Karakterlerin iç dünyalarına tutulan aynaların önemli olduğunu düşünürüm. Özellikle de Şiddetli Hazlar gibi psikolojik olarak yıpratıcı bir hayatı anlatan bir kitapta buna fazlasıyla ihtiyaç vardı ki yazar bu ihtiyacı karşılamayı bence başarmıştı. Sevmediğim karakterler bile öyle iyi yazılmıştı ki sanki kendi düşmanımmış gibi sevmedim. En sevdiğim karakterin Roma olduğunu söylememe gerek bile yoktur muhtemelen. Roma'ya da Juliette'e de hayran kalmamak elde değildi zaten ama Roma'nın kalbimde ayrı bir yeri var. Söylemeden geçemeyeceğim, birbirlerini sevme şekillerine aşık oldum. Her şeye rağmen birbirlerini sevmeye devam eden iki aşık... Ah, Roma ve Juliette, umarım ikinci kitapta sizi hak ettiğiniz mutluluk bekliyordur. Çünkü ellerinize bulaşan kana rağmen hala o 15 yaşındaki gibi masum sevdiğinizi hissettirdiniz bana. Tek tek bahsedersem kelime sınırını aşacağım ama Benedikt, Marshall ve Kathleen... Siz ne güzel insanlarsınız? Hiçbir yan karakteri bu üçlüyü sevdiğim kadar sevmemiştim sanırım. Bu arada, ben hassas olduğum için de olabilir elbette ama, canavarla ilgili bazı sahneler fazlasıyla gericiydi. Kitapta yaşanan gerilimi ben okurken hissettim, orada olsam ancak o kadar etkilenirdim. Sonu tahminlerime yakın bir şey çıktı ama kimseye istemediği bir bilgi vermek istemediğimden yazmayacağım buraya. İkinci kitabın basılmasını büyük bir heyecanla beklesem de konu kitaplar olunca pek sabırlı biri olmadığımdan öncelikle İngilizce PDF halini bulup okumaya karar verdim çünkü kitap öyle bir yerde bitti ki beklemem mümkün değil. Gizem, gerilim, aksiyon, aşk... Bu dörtlüyü ve elbette fantastik dönem kurgularını seviyorsanız Şiddetli Hazlar'ı çok sevebileceğinizi düşünüyorum. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar. Kitapla kalın...
Şiddetli Hazlar
8.4/10 · 287 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
384 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Görülmemiş , duyulmamış büyük bir salgın , iki düşman çete ve bir aşk. Muazzam bir kitaptı , gerek olay örgüsü gerekse insanda sayfalar arasında uyandırdığı merakla hayran kaldım. Hayatta hep seçimler yapmak zorunda kalırız, hep bir seçim yapmak zorundayızdır. Bazen sevdiklerimiz için onlardan vazgeçmemiz gerekse bile.Bitti dediğiniz yerde aslında her şey daha yeni başlamış olacak. Son sayfaya ulaştığınızda üzüleceksiniz.Devamını beklemek zor olacak. Mutlaka kitaplığınızda olmalı
Şiddetli Hazlar
8.4/10 · 287 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.