Uzun süre sonra okuduğum en iyi kitaptı...
2 yıldan fazladır reading slumptaydım ve beni toparlayacak bir kitaba ihtiyacım vardı. Biraz arayıp taramadan sonra Bir Karanlık Pencere'yi keşfettim. İyi ki keşfetmişim. 2 yıldır bu kitabı arıyormuşum gerçekten. Spoilerlı olarak anlatacağım çünkü onlardan bahsetmem lazımmm
********
Ne yazık ki çoğunluk olarak bazı kitaplarda kadın karakteri zeki yazmıyorlar ya da zeki gibi görünüyor ama en ufak detayları bile akıl edemiyor ve daha birçok sinirimi bozan detaylar. Böyle olduğu için kadın karakterleri sevemiyordum her ne kadar sevmek istesem de. Ama Elspeth Spindle'ın temkinli, zeki olması ve başına gelen belalara karşı mücadelesi onu fazlasıyla sevmeme sebep oldu. Duyduğuma göre de yazarın ilk kitabıymış ve çok iyi iş çıkarmış. Karakterleri çok iyi işlemiş. Olayları yeri gelince anlatmış.
Elspeth, Ravyn, Elm, Jespyr. Bu dörtlü favorim kesinlikle. Elspeth ve Ravyn'in ilişkisinin ilerleyişi çok güzeldi. Slow burn tadında ilerledi ama bunu çok da uzatmadan işlemiş yazar. Ravyn'in her şartta Elspeth'e güvenmesi beyefendiye düşüp durmama sebep oldu hehe.
Elm'in hikayesi beni oldukça üzen detaylara sahip. Çok seviyorum prensimi. Jespyr'ın şövalye bir kadın olması da beni aşırı heyecanlandırıp kurguya çeken bir detaydı kesinlikle.
Elspeth'in babasına çok kızgınım gerçekten. Bir bakıyoruz değer veriyor bir bakıyoruz garip garip hareketler. Aşık olduğu kadından geriye kalan bir tek kızı var ve böyle davranıyor olması sinirlendirdi beni. Üvey anne ve ikizlerden bahsetmiyorum bile...
Ione'a gelirsek bir planın adımlarına göre hareket ettiğini düşünüyorum ama davranışları sinirimi bozmuyor değil tabii ki.
Hepsinden kısaca bahsettiğime göre favori karakterime geleyim, Kâbus, namı diğer Çoban Kral. Kâbus'un Çoban Kral çıkmasını beklemiyordum