Asla sigaranın tiryakisi değildi. Keyif için içki masalarında tek tük çekerdi isli dumanı içine. Son zamanlarda bu seyrek alışkanlığın aksine tiryakinin ötesinde sigara ve çakmağı buluşuyordu. Hızlıca izmarite ulaşmak için nefes nefese çekiyordu içine katranı. İzmarit nihai hedefti kendisi için. Hedefin en eğlenceli yanı vücuduna basarak söndürdüğü izmaritin verdiği acıydı. İlk zamanlarda deri yanığının verdiği o güzel koku artık tatminsizliğin çıkarımcı bakışınından dolayı kafi gelmiyordu bu olağan dışı kurguya. Başka bir yöntem bulmalıydı o herkesin gurur duyduğu yüksek aklı ile. Gözleri ışıldadı bir anda yerinden kalktı ve sigarasını yaktı. Bu sefer yavaş yavaş aklının bulduğu çözümle sigarayı gururla içti. İzmaritin yanık kokusu etrafa yayıldığında dudaklarından izmariti arzu İle aldı. Ve sigarasını söndürdü. Kalbindeki ilk ateş böceğinin külünü heyecanla seyretti.
Gözüne bir el lambası tutulan bir tavşan gibi yerimden ne ileri ne geri bir adım atabiliyordum. Donakalmış Pür dikkat günün eşi Işık hüzmesine bakıyordum.
Yokluğunu birgün ihtiyacın olursa kelimesi baş aşağı üzerime boşaltmasa yaşadığım duygu karışımı hiç olmayacaktı. Varlığın içinde yokluğunla kaybolmak istemiyordum…