Aklından geçen her şeyi söylediğinde sana deli diyorlar. Sevdiğin insanlara söylediğinde sevilen bir deli oluyorsun, tanımadıklarına söylediğinde dedi, hiç tanımadıklarına söylediğinde sevilmeyen bir deli.
"Kalkıyorum" diye ilk duyduğum zaman hiç bayılacağımı düşünmediğim kalın sesini çıkarıyor. Bayılıyorum bu sese. 55 senedir bayılıyorum. Değişmeyen nadir şeylerden. Bir şeylerin değişmesini seviyorum. Ama her şeyin değişmesi bazen ağır geliyor. Köşedeki bir dükkanın hem eczane hem de kokoreççi olabileceği ihtimallerini yaşayarak öğrendim.
Eskiden kan ter içinde vapura yetişmek için koşanlara kıyamayıp kapıyı kapatamazlardı. Herhalde çok fazla vicdanlı kapı görevlisi olduğundan ve vapurlar sürekli geciktiğinden otomatik yaptılar kapıları sonra. Teknoloji biraz daha acımasız ya. En azından insana göre. Teknolojinin inisiyatifi yok ya. O kapı 11.14'te kapanacaksa kapanıyor. Telefonunun şarjı tükendiyse o telefon kapanıyor.
Odanın her köşesini dizi didik ediyordum ve bütün çöpleri en ufak kırıntıya kadar topluyordun. Sonunda elindeki dev poşetin ağzını, içindeki çöplerden birlikte, bir saha açılmayacak şekilde sıkı düğümlüyordun. Bütün çöplerden kurtulmuştun.
Sana göre. Huzurluydun. Sana göre.
Sana göre diyorum çünkü atamadığın bir şey var odada;sen.
Yani sendeki ben. Görüşmek üzere.