Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) kendisine yöneltilen sorular konusunda da muhatabın durumunu gözetir onun ihtiyaç ve eksiklerine göre cevap verirdi. Örneğin; en hayırlı amel nedir ? tarzında farklı zamanlarda farklı kişilerden gelen sorulara "Allah'a ve Resulüne iman .Vaktinde kılınan namaz. (Hacda ) telbiye esnasında sesi yükseltmek ve kurbanlıkların kanını akıtmak.Yemek yedirmen ve tanımadığına da selam vermen. " şeklinde farklı cevaplar vermiştir.
Allah Resulü (s.a.s.) vermek istediği mesajı benzetme ve kıyaslamalarla daha açık hale getirerek mesajın daha kolay anlaşılmasını, muhatabın zihninde daha kalıcı olmasını önerirdi. Mesela mümin ile kâfir arasındaki derin farkı şu şekilde anlatmıştı: Mümin, yeşil ekine benzer. Rüzgar hangi taraftan eserse onu o tarafa yatırır (fakat yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte müminde böyledir, o da bela ve musibetler sebebiyle eğilir. Kâfir ise sert ve dimdik sedir ağacına benzer ki Allah onu dilediği zaman (bir defada ) söküp devirir.
Biriniz yemek yiyeceği zaman "Bismillah" desin. Eğer yemeğin öncesinde besmele çekmeyi unutursa "Bismillahi fi evvelihi ve ahirihi (başı içinde sonu içinde Bismillah) desin.