Zira salavat sadece Hz Peygamberi (s.a.s) anmak ya da ona dua etmek değildir. Onu hatırlamaya, dolayısıyla onun öğretilerini ve sünnetini hatırlamaya bir vesiledir. Peygamberlerine salavat getiren müminler sadece onu hatırlamakla yetinmemeli, hayatını onun öğretileri doğrultusunda şekillendirmeli ona layık ümmet olmaya çalışmalıdır.
" İnanıp da imanlarını zulümle karıştırmayanlar..." ayeti inince bu husus karşısında zorlanan sahabe Hz peygambere gelerek - Hangimiz imanı zulümle karıştırmıyoruz ki? demişler, bunun üzerine O (s.a.s) "Siz Lokman ın oğluna söylediği 'Gerçekten şirk büyük bir zulümdur. ' sözünü duymadınız mı ?" diyerek burada kastedilen zulmün şirk olduğu açıklamasını yapmıştı.
(Anlaşılması zor ayetlere dair):
" Örneğin imsak vakti için kullanılan, şafağın beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyip için" ayetinde geçen iplikleri Adiy b. Hatim hakikate hamlederek yastığının altına iki ip koyup onlara bakmıştı. Oysa Hz. Peygamber (s.a.s.) ayette sözü edilen iki ipliği "Bu ancak gecenin karanlığı ile sabahın aydınlığı demektir. " şeklinde izah etmişti.