Çoğumuz , biriyle anlaşamadığımız zaman gitmesini umarak düşmanlığı göz ardı ederiz. Fakat negatif duygular kolayla yok olmazlar ve bu yüzden bütün aktörler görev duygusuyla eski rollerini oynama devam eder ve anlaşmazlık sürer.
İnsanlar değişmeye çalışırken, sıklıkla iki tane aynı şiddette kendini engelleyici örüntü arasında gider gelirler. Örneğin, sürekli kendinizi küçümsemekle eşinizi küçümsemek arasında ya da sürekli kendinizi suçlamakla eşinizi suçlamak arasında gider gelirsiniz. Sonunda pes eder, hiçbir şeyin işe yaramayacağı sonucuna varabilirsiniz. Genel bir kural olarak, "ilişki sorunlarını, olduğunuzun tam tersine dönerek çözemezsiniz."
İyi iletişimin üç bileşenini hatırlayın: Empati, Girişkenlik ve Saygı. Bu yaklaşımın arkasındaki felsefe şudur:
Senin ihtiyaçların ve duyguların önemli.
Benim ihtiyaçlarım ve duygularım önemli.
Her ikimiz de değerli ve saygılı bir şekilde davranılmayı hak ediyoruz.
Ustaca iletişimde bulunmayı öğrenmek bir sanattır. Daha çok bir müzik aleti çalmayı öğrenmek gibidir. Etkili İletişimin Beş Sırrını bir piyanonun tuşları gibi düşünebilirsiniz. Herkes oturup tuşlara basabilir ama kulağa hoş gelmez. Eğer bolca pratik yapıp çalışırsanız becerileriniz gelişir ve güzel müzik yapmayı öğrenirsiniz.
#Birçok insan konuyu değiştirerek ya da yumuşatarak çatışmadan kaçınmaya çalışır. Bu bakış açısını, Çatışma Fobisi ya da Öfke Fobisi olarak adlandırıyorum. Önemsediğiniz biriyle tartıştığınızda ya da olumsuz bir duygunuzu ifade ettiğinizde, bilinçsiz şekilde bir felaket olacağından korkuyor olabilirsiniz. Ya da, birbirini seven insan-ların asla tartışmamaları ya da birbirlerine kızmamaları gerektiğine inanıyor olabilirsiniz. Ya da basitçe, kendinizi iyi bir insan olarak görüyorsunuzdur. Bu nedenle duygularınızı halının altına süpürüp, sanki orada değillermiş gibi yapıyor olabilirsiniz.#
Elbette hepimiz çatışmadan kaçınmayız. Bazı insanlar mücadele etmeyi sever ve kendilerini ortaya atıp rahatlıkla savunurlar. Kazanmak isterler. Yoksa, olumsuz duygular yükselir.
Anna, Richard'ın kendisini eleştirdiğinden ve sürekli kendisiyle uğraştığından şikâyetçi. Ama, Richard'ın kötü niyetli ses tonunu görmezden gelip her şey iyiymiş gibi davranıp kendini savununca aslında ateşe körükle gidiyor. Richard bu yüzden onunla uğraşmaya devam ediyor, çünkü Anna her ikisinin de rahatsız olduğu gerçeğini kabul etmiyor. #Odada bir fil var, ama her ikisi de aslında yokmuş gibi davranıyor. Eğer Anna düşmanlığı doğrudan ama nazik bir şe-kilde bilinçli bir farkındalığa getirmeye istekli olursa, oynadıkları oyuna bir son verebilir ve açık, dürüst bir iletişimi sağlayabilir.#