z e y n e ب

z e y n e ب
@mcnn21
﷽ °•. °•. °•. Sürdüğün iz, âkıbetindir.. 17.03.2019 **Evli
Baskı altında ki Kadınlar böyle mi düşünüyor?
Mevlana,Fîhi Mâ-fih adlı yapıtında der ki: Kadın nedir,dünya ne? İster söyle,ister söyleme; o neyse yine odur,bildiğinden şaşmaz. Söylemekle ona etki edilemez;hatta daha beter olur. Örneğin bir somun al,koltuğunda sakla. Bunu kimseye vermeyeceğim,vermek bir yana,göstermeyeceğim bile. Ekmek ucuzluğundan,bolluğundan sokaklara atılmış olsa,köpekler bile yemese, sen böyle görülmesine engel olmaya başlayınca,bütün insanlar onu görmek isteyecek,arkanda dolaşacaklar. Biz sakladığın,göstermek istemediğin o ekmeği görmek istiyoruz,diyecek insanların buna karşı ilgisi ve isteği o derece artar. Çünkü insanlar, engellenlendikleri şeye karşı aç gözlü olurlar. Sen ne kadar kadına gizlen diye buyurursan, onda kendini gösterme isteği o denli artar. Halkta da o kadın ne denli gizlenirse, onu görme isteği çoğalır. Şu hâlde, sen oturmuşsun,iki yanın da isteğini kızıştırıyorsun. Sonra da bununla onu eğittiğini sanıyorsun. Bu yaptığın şey,bozgunculuğun ta kendisidir. Kadının mayasında kötülük yoksa ‘yapma’ desen de ,demesen de iyi huyuna, temiz yaradılışına uyarak ona göre hareket edecektir. Sen işkillenme,bırak. ‘Yapma,etme,görünme’ demek,isteği artırmaktan başka şeye yaramaz.(Bölüm 20)
Sayfa 127·Kitabı okudu
1000Kitap
z e y n e ب isimli okura yanıt verildi
z e y n e ب
Eda Değerli kardeşimiz, Şeriatın bir ülkede uygulanmaya başlaması, bir şekilde gücü elde etmiş bir azınlığın dayatması ile olmaz. Böyle olursa ülke insanının büyük çoğunluğu takıyye yapar, asıl inancını, düşüncesini ve hayat tarzını gizler, fırsat bulduğu yerde şeriattan çıkar, zora ve şiddete dayanan şeriat uygulaması insanların ondan kalben ve manen uzaklaşmasına, hatta nefret etmesine sebep olur, yine fırsat bulduğu anda insanlar isyan ederek bu uygulamaya son verirler. Bir ülkeye şeriat uygulamasının gelebilmesi için önce Müslümanlara sahih İslam'ın (şeriatın) öğretilmesi ve bu bilginin serbest (rejim gereği yasak olmayan) alanlarda uygulanabilmesi için gerekli eğitimin verilmesi gerekir. İnsanlar inanarak, benimseyerek, severek şeriatı mümkün olduğu kadar uygulamaya başlayınca toplumda yükselen değerler "İslâmî değerler" olur, toplum eksik kalan kısımların da uygulanması için baskı yapmaya başlar, yönetim de adım adım uygulama alanını genişletir. Bu genişletme yapılırken mutlaka takva sahibi İslam alimleri ve diğer ilgili alanların uzmanları ile istişareler ve kamuoyu araştırmaları yapılır. Geçiş sürecinde toplumun ve dünyanın durumu, zaruretler, fitnenin önlenmesi gibi hususlar titizlikle gözönüne alınır. Bütün bunlar yapıldıktan sonra insanlar zaten daha uygun giyinmeye başlarlar. Kamuya açık yerlerde uygunsuz giyinen ve davranışlarda bulunan Müslümanlar uyarılır, kendilerine öğüt verilir, eğitim yapılır, ama şiddet ve ceza asla çare değildir.
Reklam
Baskı altında ki Kadınlar böyle mi düşünüyor?
Mevlana,Fîhi Mâ-fih adlı yapıtında der ki: Kadın nedir,dünya ne? İster söyle,ister söyleme; o neyse yine odur,bildiğinden şaşmaz. Söylemekle ona etki edilemez;hatta daha beter olur. Örneğin bir somun al,koltuğunda sakla. Bunu kimseye vermeyeceğim,vermek bir yana,göstermeyeceğim bile. Ekmek ucuzluğundan,bolluğundan sokaklara atılmış olsa,köpekler bile yemese, sen böyle görülmesine engel olmaya başlayınca,bütün insanlar onu görmek isteyecek,arkanda dolaşacaklar. Biz sakladığın,göstermek istemediğin o ekmeği görmek istiyoruz,diyecek insanların buna karşı ilgisi ve isteği o derece artar. Çünkü insanlar, engellenlendikleri şeye karşı aç gözlü olurlar. Sen ne kadar kadına gizlen diye buyurursan, onda kendini gösterme isteği o denli artar. Halkta da o kadın ne denli gizlenirse, onu görme isteği çoğalır. Şu hâlde, sen oturmuşsun,iki yanın da isteğini kızıştırıyorsun. Sonra da bununla onu eğittiğini sanıyorsun. Bu yaptığın şey,bozgunculuğun ta kendisidir. Kadının mayasında kötülük yoksa ‘yapma’ desen de ,demesen de iyi huyuna, temiz yaradılışına uyarak ona göre hareket edecektir. Sen işkillenme,bırak. ‘Yapma,etme,görünme’ demek,isteği artırmaktan başka şeye yaramaz.(Bölüm 20)
Sayfa 127·Kitabı okudu
1000Kitap
z e y n e ب isimli okura yanıt verildi
z e y n e ب
Eda sayenizde dinimizin bir hukukunu daha öğrendim teşekkür ederim. Cevap böyle imiş Değerli kardeşimiz, İslam hukukunda, tesettüre riayet etmeyenlere karşı uygulanacak bir müeyyide yoktur. Her düzende olduğu gibi, İslam nizamında da genel ahlakı bozucu davranışlara karşı vatandaşı uyarmak, İslam’ın hükmünü hatırlatmak, nasihatte bulunmak, hatta ikaz etmek, kınamak gibi, yargı tarafından ön görülen ve onun insiyatifine bırakılan bir tazir cezası vardır. Yoksa, tesettürsüzlük için özel bir müeyyide yoktur.
Baskı altında ki Kadınlar böyle mi düşünüyor?
Mevlana,Fîhi Mâ-fih adlı yapıtında der ki: Kadın nedir,dünya ne? İster söyle,ister söyleme; o neyse yine odur,bildiğinden şaşmaz. Söylemekle ona etki edilemez;hatta daha beter olur. Örneğin bir somun al,koltuğunda sakla. Bunu kimseye vermeyeceğim,vermek bir yana,göstermeyeceğim bile. Ekmek ucuzluğundan,bolluğundan sokaklara atılmış olsa,köpekler bile yemese, sen böyle görülmesine engel olmaya başlayınca,bütün insanlar onu görmek isteyecek,arkanda dolaşacaklar. Biz sakladığın,göstermek istemediğin o ekmeği görmek istiyoruz,diyecek insanların buna karşı ilgisi ve isteği o derece artar. Çünkü insanlar, engellenlendikleri şeye karşı aç gözlü olurlar. Sen ne kadar kadına gizlen diye buyurursan, onda kendini gösterme isteği o denli artar. Halkta da o kadın ne denli gizlenirse, onu görme isteği çoğalır. Şu hâlde, sen oturmuşsun,iki yanın da isteğini kızıştırıyorsun. Sonra da bununla onu eğittiğini sanıyorsun. Bu yaptığın şey,bozgunculuğun ta kendisidir. Kadının mayasında kötülük yoksa ‘yapma’ desen de ,demesen de iyi huyuna, temiz yaradılışına uyarak ona göre hareket edecektir. Sen işkillenme,bırak. ‘Yapma,etme,görünme’ demek,isteği artırmaktan başka şeye yaramaz.(Bölüm 20)
Sayfa 127·Kitabı okudu
1000Kitap
z e y n e ب isimli okura yanıt verildi
z e y n e ب
Eda İslam'ın özü şudur . "Neye inanıyorsan onun gereğini yap. Gerektiği gibi yaşa." Zorla tesettür olayından ziyade tesettürün özüne iner İslam. Bunu anlatır. Anlamayana da yapacak şey nedir inanın ben de bilmiyorum. Sahi sariatta tesettürsüzlügn cezası nedir?
Baskı altında ki Kadınlar böyle mi düşünüyor?
Mevlana,Fîhi Mâ-fih adlı yapıtında der ki: Kadın nedir,dünya ne? İster söyle,ister söyleme; o neyse yine odur,bildiğinden şaşmaz. Söylemekle ona etki edilemez;hatta daha beter olur. Örneğin bir somun al,koltuğunda sakla. Bunu kimseye vermeyeceğim,vermek bir yana,göstermeyeceğim bile. Ekmek ucuzluğundan,bolluğundan sokaklara atılmış olsa,köpekler bile yemese, sen böyle görülmesine engel olmaya başlayınca,bütün insanlar onu görmek isteyecek,arkanda dolaşacaklar. Biz sakladığın,göstermek istemediğin o ekmeği görmek istiyoruz,diyecek insanların buna karşı ilgisi ve isteği o derece artar. Çünkü insanlar, engellenlendikleri şeye karşı aç gözlü olurlar. Sen ne kadar kadına gizlen diye buyurursan, onda kendini gösterme isteği o denli artar. Halkta da o kadın ne denli gizlenirse, onu görme isteği çoğalır. Şu hâlde, sen oturmuşsun,iki yanın da isteğini kızıştırıyorsun. Sonra da bununla onu eğittiğini sanıyorsun. Bu yaptığın şey,bozgunculuğun ta kendisidir. Kadının mayasında kötülük yoksa ‘yapma’ desen de ,demesen de iyi huyuna, temiz yaradılışına uyarak ona göre hareket edecektir. Sen işkillenme,bırak. ‘Yapma,etme,görünme’ demek,isteği artırmaktan başka şeye yaramaz.(Bölüm 20)
Sayfa 127·Kitabı okudu
1000Kitap
z e y n e ب isimli okura yanıt verildi
z e y n e ب
Eda peki bunu başörtüsü yasağı olarak değil başka bir örnekle oturtalim. Birşey ne kadar yasaksa o kadar çekici geliyor o zaman çocuğa taciz tecavüzler serbest olsun ki bu işin çekiciliği azalsın yasaklandığı için insanlar(!) şimdi böyle yureklerimizi dagliyorlar . Bu nasıl bir mantıktır hanımefendi? Toplumsal baskı ya da yasaklar olmasın yoksa daha çekici oluyor dediğiniz mantık anarşiden kural tanimamazliktan başka birşey değil. Birşey bütünüyle iyiyse doğruysa onu kendi doğal akışına bırakmak elbette haklısınız bir sorun çıkarmaz . Lakin konuştuğumuz şey iyinin ve kötünün doğrunun ve yanlışın yin ve yan in birleşimi olan insan. Bu yüzden Denge şart . Dengesini kuramayan egitilememiş kişilere karşı bir yasak bir önlem alınmalı. Bu bireysel ve toplumsal olmalı. Toplumsal dediğimiz şey devletin ya da halkın koyduğu kurallar önlemlerle olur. Bireysel de kişinin kendi önlemleri olur misal yağmurlu havadaki şemsiye gibi. Kur'an da kadınları bu konuda uyarıyor işte " bireysel önleminizi alın , her ne kadar siz temiz olsanız da ola ki karşınızdaki adam in kalbi hastalikli olabilir, kendi iç dengesini kuramamiş, eğitilememiş kusurlu bir varlık olabilir ve size zarar verebilir. O yüzden dikkat edin. Dış kıyafetinizden ses tonunuza kadar. Kendinizi koruyun. Siz naif ince varlıklarsınız incitilmeyesiniz. " Der Kur'an ı azimuşşan. Haa elbette erkekleri daha önceden uyarıyor. Kendinizi eğitin. Kadına zarar vermeyin der. Ey erkekler göz kapaklariniza dikkat edin siz önce der. Kadın da kıyafetine dikkat etsin. Hem oksijen hem karbondioksit dengesi kurulursa ortalık yangın yerine dönmez. Bütün bunlar ayetlerde sabittir isterseniz atabilirim. Bütün sorun dinimizi tam ogrenememiş anlayamamiş olmamızdan geçiyor. Başörtüsü (bana göre asıl doğru kelime dış kıyafet) zorunlu ve yasak olması devletçe de toplumca da bireysel olarak da uygulanmalı ki kimse kimseye zulmetmesin. Olan zulümler de azalsın. Hiçbir zaman sifirlanamaz. Bari en doğru yolu tutalım. Herkes bilinçli ve şuurlu yaşamıyor çünkü malesef. Hem kadın cenahinda hem erkek