z e y n e ب

z e y n e ب
@mcnn21
﷽ °•. °•. °•. Sürdüğün iz, âkıbetindir.. 17.03.2019 **Evli
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Walter Mischel, Trinidad'da kültürel farklılıklar ve kişilik üzerine bir araştırma yürüttü. Araştırmanın amacı ülkede yaşayan Afrika ve Hindistan kökenli etnik gruplar arasında yaygın kabul gören kişisel farklılıkları tespit etmekti. Hindistanlılara göre Afrikalılar yaptıklarının sonucunu düşünmeden hareket eden, yarını hesaplamadan elindeki parayı harcayan kişilerdi. Afrikalılarda Hindistanlıları cimri, fazla kaygılı ve daha iyi bir gelecek için çalışırken elinde olanın tadını çıkaramayan kişiler olarak tanımlıyordu. Mischel, benzer bir çalışmayı yaşları 7 ila 9 arasında değişen 35 Afrikalı ve 18 Hindistanlı çocukla da gerçekleştirdi. Deney günü Mischel, çocuklara birer çikolata uzattı ve bunu almayıp bir hafta beklerlerse daha büyük bir çikolata alabileceklerini söyledi. Afrikalıların çoğu o gün küçük çikolatayı kabul ederken Hindistanlıların çoğu bir hafta bekleyip büyük çikolatayı almayı tercih etti. Bu çalışma ayrıca iki grup içinden de yaşça büyük olan, ebeveynleriyle aynı evi paylaşan, ailesinde saygı gören, maddi manevi ihtiyaçları karşılanabilen ve kendini güvende hisseden çocukların, zevki erteleme konusunda daha başarılı olduğunu ortaya koydu. Araştırmalarının sonucunda Mischel, bir arada yaşayan toplulukların birbirlerine dair gözlemlerinin bilimsel çalışmalarla kanıtlanabilir gerçeklikler olduğunu saptadı ve çalışmasının sonucunda şunları söyledi: Ön yargılar gerçekten var olan bir durumu ortaya koysa da bu durumun kaynağını bulmaya çalışırken kolaya kaçtığı için sınıfta kalır. Bu da insanların çok iyi gözlemciler ama berbat yorumcular oldukları anlamına geliyor. ALES 2021/1
İnsanlar dünyaya gelir, büyür, reşit olur. Derken bakarsın Allah'ın verdiği serbestliğe binâen iki sınıfa ayrılıverir: biri lûtufunun sebeplerinden, öteki kahrının sebeplerinden hoşlanır. Her biri kendi zevkine göre arkadaş da bulur, beğendiği yolda yol alır ve bu uğurda ömrünün günlerini, saatlerini tüketir gider. Böyle yapmakla evvelki sınıf hal diliyle: Yâ Rab! Bizi lûtfuna erdir! Öbürleri de yine hal diliyle: Yâ Rab! Bizi kahrına çarptır! demiş olurlar ve bir gün gelir, her sınıf istediğini bulur. Allah'ın kahrından yine Allah'a sığınırız.
Ah zavallı! Sen kendine ne kadar kıymet vermişsin. . . . . . . . . Halbuki kendi önünü, sonunu düşünen bir insan kibir yapamaz.. Sen de önünü sonunu şöyle bir düşün.. Önün, idrar yolundan gelmiş bir damla murdar su; sonun da, iğrenç bir ceset. Seni sevenler, senin için can, baş fedâ edenler bile bu gövdeye tahammül edemezler ve hemen toprağa atarlar. Sonra hayatının her lahzasında yemeğe, içmeğe, teneffüs etmeye, uykuya, istirahate ve daha başka bir çok şeylere ihtiyacın var. Allah, senin muhtaç olduğun bu şeyleri kesiverse, bunları kimden dileneceksin? Ve sen bunları dilenebilecek vaziyette iken, sana büyük görünmek aslâ yaraşmıyor, seni gülünç bir vaziyete düşürüyor.