Hz. Ömer'in Resûlullah'ı ağlayarak anlatması
Rivayet ediliyor ki, Ömer bin Hattab'ın (r.a.), Allah Resůlünün irtihâlinden sonra ağlayarak şöyle dediği işitilmiştir:
Anam ve babam sana fedâ olsun, ey Allahın Resülü! Sen, ilk başta bir direğin üzerine çıkıp hutbe okuyordun. Ashâb-ı kirâm çoğaldığı zaman bu vazifeyi daha güzelce ifa edip bütün cemaate dinletmek için "minber" yaptırdın. O zaman senin, ayrılmana tahammül edemeyen direk inledi. Elini üzerine koyuncaya kadar inlemesi devam etti. Elinin, üzerine konmasıyla ancak sükûnete kavuştu. Senin ayrılığına bir ağaç parçası bile tahammül edemediği hâlde, acaba ayrılmandan ötürü ümmetinin inlemesi nice olur?
Ey Allahın Resûlü! Anam ve babam sana fedâ olsun. Sen Allahın nezdinde o kadar faziletlisin ki, Cenâb-ı Hak sana yapılan itȧati kendisine yapılan itâat olarak kabûl edip buyurmuştur: "Kim peygambere itâat ederse muhakkak Allah'a itaat etmiş olur." (Nisâ: 80)
Ey Allah'ın Resûlü! Anam ve babam sana fedâ olsun! Senin derecen Allah nezdinde o kadar büyüktür ki, sana günahından haber vermezden evvel seni affettiğinden haber vererek buyurdu:
"Allah seni affetsin. Neden beklemeyip onlara izin verdin?" (Tevbe: 43)
Ey Allah'ın Resûlü! Anam babam sana fedâ olsun! Senin faziletin Allah nezdinde öyle yüksek derecelere bâliğ olmuştur ki, seni bütün peygamberlerden sonra göndermesine rağmen hepsinin başında zikredip sana yer vermektedir:
"(Ey Resûlüm!) Hatırla ki, bir vakit peygamberlerden söz almıştık. Senden de, Nuh'tan da, İbrahim'den de, Músadan da, Meryem oğlu İsa'dan da... Onlardan sağlam bir söz aldık," (Ahzab: 7) buyurmaktadır.
Ey Allah'ın Resulü! Anam babam sana fedâ olsun! Allah nezdinde senin faziletin öyle bir dereceye bâliğ olmuştur ki, cehennem ehli sana itaat etmiş olmayı temenni ederler... Hâlbuki bu