"Baktığını çekersin, kaçamazsın. Çünkü o kadraj, çoktan talep ettiğin ve gelmesini beklediğin o tekinsiz sahipliğin ta kendisidir.
Unutun gözün yanılmalarını, beynin o sinsi manipülasyonlarını, estetiğin süslü yalanlarını... İçgüdü yalan söyler mi hiç?
2015’in o yakıcı Haziran öğlesinde bir deklanşör sesi duydum. Ben çekmedim, eminim. Ama bir başkası da dokunmadı makineme.
Bilinçsiz, kuralsız, tamamen otomatist bir refleksti yaşanan.
Ve ortada bir adam var: Ürettiği her anı silerek yok eden bir adam. Onun o amansız kararsızlığı, geride bıraktığı o kör boşluktan neyi sızdırdı?
Kör ÇekilenMustafa Doğan Özkan
Maddeleşmiş; zamansız varoluş tınısını gözardı etmiş bir yığın sanatı söz konusu! Ahaliye ve kahvehane tartışmalarına karışan bu şeyin reddedilmesi gerekiyor. Bir kitap eşliğinde konuya girelim. Sanatta Ruhsallık ÜzerineWassily Kandinsky