Lâ tahzen / Üzülme
Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.
Lâ tahzen / Üzülme
Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez.
Lâ tahzen / Üzülme
Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.
Lâ tahzen / Üzülme
İnsanlara ihsanda bulunduğun sürece üzülme. Çünkü mutluluğun yolu insanlara ihsanda bulunmaktan geçer.
Lâ tahzen / Üzülme
Çünkü iyiliğin mükâfatı on mislinden yedi yüz misline, kötülüğün karşılığı ise sadece mislince.
Lâ tahzen / Üzülme
Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.
Lâ tahzen / Üzülme
Hakk'ın rızasına uygun düşen bela, kulun sevgisini artırır.
Lá tahzen / Üzülme
Boşluğu hissettiğin an aydınlanmanın olduğu andır. Kim olduğunun bilincine vardığın andır bu. Kimse sana bir şey öğretemez bu konuda. Kimseye bir şeyler sormana gerek yok, sormak kuşku demektir. Sormak yolu kaybettiğini gösterir. Kimse eline bir harita tutuşturmayacak. Yol senin içinde. Sen arayan değilsin, sen sensin. Aydınlanmanın kendisi, yolun kendisisin. Dışa döner isen çeperden kurtulamazsın.
İçine dön, hayat orada.
Sen sadece ol. Bilgi biriktirme. Sadece ol. Yaşamı öğrenmek istiyorsan yaşam ol, sevgiyi hissetmek istiyorsan seven ol, Tanrı'yı bilmek istiyorsan dua ol, ibadetin kendisi ol.