Herkes muhtemelen kaçırdığı fırsatları, yaptığı hataları ya da büyük pişmanlıklarını değiştirmek isterdi. Ben ise…Ben geçmişe dönseydim, hayatımın en güzel, en mutlu anlarını değiştirirdim. Kulağa delice geliyor, farkındayım. Ama insanı asıl büyüten, bugünkü güçlü karakterini inşa eden şey o büyük acılar ve hatalardır; onlara dokunmam. Ama o her şeyin kusursuz gittiğini sandığım, konfor alanında uyuduğum 'mutlu' anlara gider, kendimi sarsar ve 'Uyan, bu sahte huzur seni köreltiyor' derdim. 🥲 İnsanı hataları değil, erken gelen o sahte tatmin duygusu öldürür. Bu yüzden geçmişe gitsem, canımı yakanları değil, beni uyuşturanları değiştirirdim. Şununda farkında olmak gerekiyor;
Beni kıran insanlar olmasaydı sınır çizmeyi, kayıplarım olmasaydı elimdekilerin kıymetini öğrenemezdim. Eğer geçmişten tek bir tuğla bile çeksem, bugünkü bendeki o güçlü saray yıkılır. Kendime ve yaşadığım her şeye o kadar saygı duyuyorum ki; ne o sızlayan kırgınlıklarımı ne de yaptığım en büyük hataları geçmişin tozlu sayfalarında bırakıp bugünkü vizyonumu riske atamam/atmamalıyız. ⭐️
Nur metin çok da derin değil. Muhtemelen çektiğin acılara bilinçaltını seni geliştiriyor diye acıya bağımlı hale getirmek için böyle bahanelere ürettiriyor. Mutlu bir hayat yaşayan birisi böyle şeylere kalıp bulmak zorunda kalmazdı
Çoğu erkek istemiyorumdan asla anlamıyor ama sevgilim var dediğiniz anda size yazmayı kesiyor. Çünkü sizin istememenize saygı duymaktansa başka bir erkeğin varlığına saygı duymayı tercih ediyorlar. Bu da böyle bir zihniyet. Dikkat edin o zihniyetinizi alıp münasip bir yerinize sokabilirim.
Onu hemcinslerinize sormanızı tavsiye ederim. Bazı kadınlar 2 kere veya 3 kere sorulmasını istiyor aksi halde erkeğin isteksiz olduğunu düşünüyorlar :) Sevgilim var dediğinizde ise naz yapmadığınızdan emin oluyorlar