Gerçekliğe direnmeye devam edebiliriz ya da her şey yeni bir yöntemle algılamayı, hayatımızı hareketli, canlı, muhteşem bir macera olarak görmeyi öğrenebiliriz. O zaman, sevdiğimiz kişinin mükemmel olduğunu düşünsek de düşünmesek de, her anın tazeliği ile gerçek anlamda temas halinde oluruz. Şayet sürekli değişimi bu şekilde kucaklayabilirsek, kaygı uğultusunun giderek azaldığını ve yavaş yavaş olduğunu fark ederiz.
Kendi çıkarlarımıza çok fazla odaklanmanın bize acı ve kaygı getireceğini, başkalarına sevgi ve özen göstermenizize bize neşe ve huzur vereceğini söyler.