en nihayet vardığım bozkır, içimdeki boşluğun tabiattaki yegane suretiydi. O sahipsizliğe dikecek bir minik fidan arıyordum. Çıktığım yolculuktan da, yaşadığım hayattan da beklediğim, başka bir şey değildi.
kırılmaktan korkmamanın bir yolunu da, kendi kendine bin parçaya ayırmak olduğunu keşfetmemiştim daha. cam bir fanusun içinde korumaya çalışıyordum kendimi.