Kitap cesur sahneleriyle dikkat çekerken, aslında duygusal açıdan eksik, yaralı ve çözülmemiş iki insanın hikâyesini anlatır. Christian’ın kontrol ihtiyacı ile Anastasia’nın kendini bulma süreci çatışır; bu da ilişkiyi hem çekici hem rahatsız edici kılar. Dil edebi olarak çok güçlü sayılmasa da, akıcılığı ve merak unsuru sayesinde kolay okunur.
Sonuç olarak Grinin Elli Tonu, romantize edilmiş bir aşk masalından çok, karanlık arzuların ve sınır ihlallerinin hikâyesidir. Seveni tutkusu için sever, eleştireni ise verdiği ilişki mesajları yüzünden eleştirir. Etkileyici ama tartışmalı bir romandır.