Suriye'de azınlık katliamları var. Savaş ya da çatışma değil. Alevi, Dürzi, Kürt, Hristiyan, Sünni fark etmiyor; Iş*d ve Al q*ida bağlantılı çetelerin standartlarına uymadığınız sürece katlediliyorsunuz.
Kültür gelişir ama eğer dış unsurlar bizi kendimizden kurtarmak gibi yanlış girişimlerde bulunarak eleştirileri sürekli susturursa sabit kalır. Kültürler, kendi üyelerinden gelem karşıt ve güçlü eleştirilerle gelişirler.
Başkanlık sarayındaki bir diktatöre karşı başlayan bir devrim, kadınların sokakta ve evde karşı karşıya kaldıkları diktatörlere başkaldırışına böyle dönüşür işte...
Kızlar ve kadınlar kültürün taşıyıcıları olmaya zorlanmışlardır. Bedenleri kültürün işlendiği araçlar olur; ister başörtüsü ister sakatlama aracılığıyla. Ancak kadınlar çoğunlukla onları işaretleyen kültürü anlatmaktan men edilmişlerdir ve yalnızca kadın düşmanı kültürü reddederek kendi yaşamlarının yazarları haline gelebilirler.
Rejim, kadınları istismar edebileceğini biliyor çünkü toplum da kadınları aynı istismarlara tabi tutuyor; biliyor ki toplum kendi kadınları için sesini çıkarmayacak. Bu baskıların hesap sorulabilir olmamasının karşılığı olarak da rejim, toplumun tacizlerini görmezden geliyor, taciz ve saldırıyı zımnen bağışlıyor.