Fantezi, Batılı tüketimciliğin, sistemik küresel eşitsizliklerle içkin olarak yer almaktan çok uzak, bunları kendi başına çözebileceğidir. Tek yapmamız gereken, doğru ürünleri satın almaktan ibarettir.
“Toplantılarda, mahkemelerde, tiyatrolarda, ordularda, yarışlarda bir araya geldikleri zaman; bağıra çağıra bir sözü ya da bir işi beğendikleri veya kötüledikleri zaman; alkışları ve ıslıkları aynı güçle kayalarda, duvarlarda yankılanıp, övgüyü de, yergiyi de birkaç misli arttırdığı zaman; hani şu delikanlıların içi içine sığmaz olduğu zamanlar. Hangi eğitim karşı koyabilir buna? Övgü ve yergi dalgalarına kapılıp sürüklenmez? Delikanlı onların güzel dediğine güzel, çirkin dediğine çirkin demez mi? Onların her yaptığını yapmaz, tıpkı onlar gibi olmaz mı?”