“Sana düşman mıyım küs müyüm anlamadım asla. Sanki seni çok istiyorum ama seni böyle görmek parçalıyor gibi beni. Bir yanım hep sen diye atıyor, bir yanım artık yorgun düşmüş. Ama artık bir sonu olmalı bu yangınların diye bağırıyor diğer yanım. Kalbim avucunda olduğunu biliyorsun ve yaptıkların zehirliyor beni. Bir insanın nasibin olması için dualar ettiğini bilsen kendinden utanırsın. Hayal kırıklıklarım yüzünü tokatlar, ve için için ağlarsın bir köşede hıçkıra hıçkıra. Böylesi bir sevdanın içinde olduğunu ölünce görsen utanır mısın, bilmem. Belki yüzün bile kızarmaz, tüm herkesin hayretler içerisinde imreneceği bir aşkı da bir tek sen yıkabilirdin zaten. Gidene tek bir kelime, kalana binlerce neden yeterli değil mi? Bazen insan umutsuzluğa kapılıyor böylesi bir uğraşa rağmen açmayan bir çiçek gördüğünde. Sorunun aslında toprakta değil çiçeğin kendinde olduğunu anlayınca insan, kelimeler kifayetsiz kalıyor. Kalmak isteyen her zaman çözümler yaratır, nedenler arar kendine. Sanki hata kendisindeymiş gibi umutlar uykularını kaçırır. Kendini paralar, kendine binlerce kez kızar belki de utanır kendinden. Ama bilemediğimiz şey nasipte saklı. Nasibinizde bir insan varsa bir şekilde gelir o sizi bulur.Bazen diyorum ya nasip sizi kendinize benzeyen yüreğe saklıyordur belki de. “