Davranışçı bakış açısına göre, klasik sistematik duyarsızlaştırma, kişinin normalde stres yaratan konuları daha rahat ve normal biçimde gözlemleyebilmesini kapsar. Bu da korku ya da fobi ile ilişkilendirilen olumsuz duyguların yok olması ile sonuçlanır.
Kendine döndürme sürecinde kişi, çoğu kez bir tür içsel yıpranma ve ciddi bir stres yaşar. Çünkü suskunlaşır ve istenilen eylemlerde bulunmaz. Gelişime doğru gidilmesini sağlayan hareket ise, enerjiyi yeniden yönlendirerek içsel çabanın başlamasını sağlar. Enerji, yalnızca bireyin içinde hareket etmekle kalmaz, kişinin dışındaki bir şeylerle de ilişki kurma yolunu seçer. Kendine döndürme, kişinin "uygun ötekỉni arayış konusunda bir çaba içine girmesini de kapsamaktadır.
-Poster & Polster, s. 85
Depresyonda olan hastalar genellikle ihtiyaçlarını ortaya koyma ve kişiler arası durumlarda öfkelerini uygun şekilde ifade etme konusunda zorluk yaşar.