Mehriban Safaraliyeva

Mehriban Safaraliyeva
@mehribansafaraliyeva
Vibes in music, passion in foreign languages, soul in stories
Doktor
Azerbaycan tıp üniversitesi
Bakü, 2002
11 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
Sonu hüzünlü de bitse aşk hikâyeleri hep güzeldir. En güzel ve en yüksek duyguları aşk yaşatır insana. Sonra da bunları unutur, aşk bitince çekilen acıda kalır aklımız. Hatırlamak için iyiyi, güzeli değil en çok acıyı seçeriz çünkü acı öyle keskin bir duygudur ki, etrafında ne var, ne yok hepsini soldurur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dayak yiyen, şiddet görenlerin çoğu ayrı şiddeti kendileri de gösterir. En iyileri bile bazen bunu fizik olarak olmasa da psikolojik şiddete başvurarak yapar. Araştırmalar hep böyle söylüyor. O zincirin halkalarından biri, yani en son halka bunu kırarsa, o zaman işler değişir. Şiddet zinciri devam edemez
Bizim ülkemizde kadınlar çok erken evlendiği için ilk çocuklarında genelde anne olmayı bilemiyorlar, kendileri de çocuk zaten. Evlendiklerinde onlardan beklenen bir an önce hamile kalmaları. Hiçbirinin, ben anne olmaya hazır mıyım, bunu gerçekten istiyor muyum, doğursam bakabilecek miyim gibi sorular sormak aklına bile gelmiyor çünkü öyle bir soru sormaya hakları da yok ki... Sonra yavaş yavaş öğreniyorlar çocuk doğurmak ne demek, anne olmak ne demek. Bazıları hiç öğrenemeden doğurabildiği kadar doğuruyor. O çocuklar bu dünyaya gelince ne yapar, ne ister, neye ihtiyacı var, bilmez. Öğrenmek de istemez. O, ondan bekleneni yapmıştır. Dünyaya gelen büyür, büyüyemezse de ölür.
Acaba aşk dedikleri böyle bir şey miydi? Ali'nin duyduğu kadarıyla aşk evlenmeden önce olurdu. Delikanlıyken sık sık âşık olunur, onunla bununla gezilir tozulur, sonra da evinde oturan namuslu bir kızla evlenilir, bu işler de kapanır giderdi. Gerçi erkekler evlendikten sonra da hafif kadınlarla beraber olabilirler ama karılarını boşayıp o kadınları almaya kalkmadıkları için sorun çıkmazdı. Böyle adamlara kimse de dönüp karını niye aldattın filan diye sormazdı. Bu işler erkeğin elinin kiriydi...
Karısı da mı biliyordu bunların yediği naneyi? Biliyorsa neden hiç sesini çıkarmıyor, ortalığı birbirine katmıyordu? O zaman kendi annesine gitti aklı. Babası böyle haltlar karıştırsa annesi ne diyebilirdi ki?.. Onun gücü ancak ağlamaya yeterdi. Derdini de yine Ali dinlerdi ama bunun tersi olur da annesi böyle işler yapmaya kalksa adam hiç acımadan onu kıtır kıtır keser, sonra da namusumu temizledim diye gerine gerine gezerdi. Bu kadının kocası demek ki namus nedir bilmiyordu
Sayfa 113·Kitabı okuyor