Mehruyan

Mehruyan
@mehruyn
Sed omnia praeclara tam difficilia, quam rara sunt.
Puan vermedi·728 syf.··
2021 9. kitabı
Merhaba, Uzuncadır inceleme yazmaya vakit bulamıyorum. Bir de sanırım bazı şeyler hakkında konuşmak için bazen mevzunun iyice zihinde yerleşmesi ve hakkında konuşabilecek kadar malumata sahip olmak gerekiyor. Mevzu ortadoğu olunca belli bir tarih, siyaset ve uluslararası ilişkiler birikimi gerekiyor yani haybeden konuşulacak bir konu değil. Çok defa bıraksam diyerek elime aldığım her bir elime alışımda da daha bir daldığım kitap oldu. Arap baharı ya da Arap uyanışı artık adı her ne şekilde çağrılıyorsa ardındaki sebepler, süreç boyunca Libya,Tunus, Suriye, Mısır, Filistin,BAE ,İran vb. ülkelere derinlemesine bir bakış atmak isteyenler için aranılan kan değeri taşıyor naçizane görüşüm böyle. Açıkçası kitap her bir bölümü bittiğinde ortadoğu hakkında ne denli az ve yanlış kanaatlerimin olduğunu fark etmemi sağladı. Editörü Zahide Tuba hanıma da ayrıca teşekkür etmek istiyorum çünkü bu denli çaplı bir eseri böyle güzel bir şekilde derlemek kolay değil. Konuşmacıların her birinin alanı ve konuştuğu konu hakkındaki yetkinliği ise yine kitabı okunur kılan etmenlerdendi. Ancak şöyle bir şey var ki her kitapta olduğu gibi bu kitap da okuyucusu ile inatlaşıyor azmedip sonuna kadar gidenlere avcundaki güzellikleri yani kıymetli bilgilerini sunuyor. Konuşmacıların her bir söylediğine katılmak mümkün olmasa da olaylara farklı pencerelerden bakmak oldukça güzel bir deneyimdi. Her ne kadar kolay olmasa da kitaptan beğendiğim noktalara küçük atıflarda bulunacağım: "Irak'taki siyasi yapı Sünni,Şii ve kürtlere dayanan etnik ve mezhepsel ayrım üzerine bina edilmiş bir yapı.Siyaset tamamen tarafların birbirine güvensizliği üzerinden yürüyor ve bu güvensizlik ortamında siyasi sürecin ortaları birbirlerine iş yaptırmıyor. Birbirlerine güvenmeyen bakanlar hükümet çalışmalarına sekte
Ortadoğu KonuşmalarıZahide Tuba Kor · Küre Yayınları · 202129 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Mehruyan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·728 syf.··
2021 9. kitabı
Zahide Tuba Kor
9.6/10 · 29 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2021 8. kitabı
Anlam arayışı insanoğlu var olduğundan beri çektiği en büyük çilelerden biridir zannımca. Çünkü anlamsızlık, boşuna yaşıyor olma hissi akleden bir insanın beynini delip geçer. "Anı yaşa insanı" olmadım hiç hayatım hep bir sonraki adımda önüme sıralanacak olası ihtimallere kendimi hazırlamakla; hayatıma, aldığım nefeslere bile anlam yükleyerek geçti. Kitapta insanın anlam arayışına, acının göreceliliğine, öğreticiliğine hatta belki de en iyi öğretmenin derin acılar olduğuna vurgu yapılıyor. Tabii Frankl bu kitaba kadar yolunuz düştüyse vay halinize gibisinden muziplik yapıyor kendince ama benim için bu küçük tariz pek de önemli değil açıkçası. Yeter ki sorularıma biraz olsun mantıklı cevaplar bulayım. Kendisi Nazi kamplarında yaşadıklarından bahsederken, biz sıradan insanların dertleri aşırı günlük mevzular olunca güldüm biraz kendime. Dertlerimi düşündüm, takılıp kaldığım bir türlü aşamadıklarım işte onlar bazı satırları okuduktan sonra kuş olup uçtu. Ama şu sorular hep vardı: Neden erdeme ulaşmak için bu kadar acı olmalı? Ateşin üzerinde yürümeden gül bahçesine giremez miyiz? Diye sordum durdum süreç boyunca sanırım şimdiye dek çektiğim acıların bugün bildiğim birçok şeyi öğretmiş olduğunu unutmuşum. Neyse kitaba dönelim kamplarda kaldığı süre boyunca insanın dertlerinin ne kadar değişebileceğini biraz daha zoruyla yüzleştiğinde bir öncesinde şikayet ettiklerinin belki de bir nimet bile olduğuna dem vuruyor. Kamplardan kurtulunca işine daha bir yoğunlaşıyor. Kitabın sonlarına doğru logoterapiden bahsediyor ki onu uzun bir zamandır kendime uyguluyormuşum da haberim yokmuş meğer. Hasılı logoterapinin biraz fazla reklamı vardı ama genel itibariyle güzel ve dolu bir kitaptı. Birkaç alıntı: "Bir insan, acı çekmenin kaderi olduğunu gördüğü zaman, acı­sını kendi
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 7. kitabı
Uzuncadır inceleme yazamıyorum üzerine konuşmayı,fikir beyan etmeyi en çok sevdiğim şeyden de kendimi ancak bu kadar mahrum ederim. Bugün Açık Ufuk'tan bahsedeceğim. İbrahim Kalın her ne kadar bir şekilde sosyal medya dolayısıyla göz önünde bulunan biri olsa da kalemiyle daha önce tanışma şansım olmadı. O yüzden biraz çekimserdim okumaya başlamadan önce. Kitaba dönersek ilk eleştirim şu ki eserde yoğun bir şekilde ingilizceden Türkçeye geçmiş kelimeler vardı, daha doğrusu Türkçeleştirilmeye çalışılmış. Ben bundan hiç haz etmiyorum çünkü bu dilin kendisini yozlaştırıyor mesela Türkçede gerçekten hiçbir şekilde karşılık veremeyeceğin kelimeler vardır mecburen ana dilinden aparırsın ama "atomize etmek, humanize etmek,kognitif" daha bunlar gibi pek çok üst perdeden kelimeler vardı ki kitabı okurken bu her okura hitap edebilecek bir kitap değil kibri hissettim. Ufuk açma diyoruz ama sanki bu daha çok bulandırma üzerine bir eserdi. Güzel düşünce,iyi düşünce,samimiyet süslü kelimelerle insanların kalbinde yer edinmez. Bilemiyorum belki kendi zihin dünyasında bu kelimelerle konuşuyordur mezkûr yazar ama gerçek hayat çok daha farklı ki yazar dediğin önce kendi dilini korur en azından sahip olduğu misyonlardan biri bu olmalı. Çünkü ardından gelecekler için bir örneklik teşkil ediyor. Başlıklar arasında biraz kopukluk vardı, biri bitmeden öbürüne geçilmiş gibiydi. Bir hışımla bambaşka alemleri seyre götürüyor yazar. Bir an Hegel derken bir anda Van gogh'a atıfta bulunuyor. Bu da okuru yoruyor ha diyeceksiniz bu bir düşünce kitabı elbette belli başlı insanlardan görüşler olacak naçizane düşüncem bu kadar fazla insan, bu kadar fazla kavrama gerek yok. Evet, çok güzel alıntılar,yorumlar vardı ama tadında bırakılsa daha iyi olurdu. Yazarın sadeleşerek pişmesini bundan sonraki
Açık Ufukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 20212,415 okunma