Mehtap

Mehtap
Bazı İslam ülkelerindeki medya, ABD'nin İslam dinini, kendi içinde birtakım çelişkili mutlaklar barındıran bir paket olarak algıladığını belirtmiş ve buna karşılık olarak Batı'nın sanayi sonrası toplumlarının birbiriyle bağdaşmaz iki mutlaklığı sözde bağdaştırdığını vurgulamıştır: demokrasi ve kapitalizm. Onlara göre demokrasi, insanların eşitliği için uğraşırken kapitalizm demokratik olmaktan uzak bir eşitsizlik üzerinde gelişim göstermektedir ve ABD'deki demokrasi, kapitalistlerin kendi bencil istekleri doğrultusunda çevirdikleri manevralar sonucu baltalanmıştır.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Pakistan'daki medreseler, Suudi Arabistan'ın son derece muhafazakar nitelikteki dini ideolojisi olan Vahabilik ile sömürgecilik karşıtı Deobandi ideolojisinden alınan öğelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş militan İslami köktendinciliğin aşırı bir biçimini, en temel derslere bile taşımışlardır. "Okuma kitapları, Urdu dilindeki 'cim' harfini 'cihat', 'tay'ı 'top', 'kaaf'ı Kalaşnikof ve 'khay'ı kan ile öğretmişlerdir.
Sayfa 209·Kitabı okudu
Arapların çoğu ulusçulukla İslam arasında bağlantı kurmaktadır ve zaman zaman kendilerini Arap ülkeleri dışında yaşayan Müslümanlardan keskin bir biçimde ayırt etmeye çalışmaktadırlar. Örneğin Arap ulusçuluğunun şekillendiği yıllarda Mısırlı düşünür El-Tahtawi, Türkleri 'içsel ve dışsal anlamda öteki' olarak değerlendirmiştir; onların İslam anlayışını sorgulamış ve ulus kardeşliğinin din kardeşliğinin çok daha üstünde yer aldığını savunmuştur.
Birey, genelde orijinal geniş grup kimliğine çocukluk çağında yaptığı temel duygusal yatırımdan gerçek anlamda kaçamaz, onu yalnızca bastırabilir ya da yadsıyabilir; bununla birlikte şimdi daha yüksek bir varlığa ait olduğu şeklinde bir akılsallaştırma yapar (örneğin, birey kendi orijinal geniş grubuna değil, "insanlık ailesine" aittir.
Sayfa 50·Kitabı okudu
... Bir karşılaştırma yapmak için, ödünleme düzeneklerinin yetersizliği nedeniyle şizofreniye giden bir yetişkini inceleyelim: Zaman boyunca süregelen temel özbenlik-kimlik duygusu parçalanmıştır; o, kendini patlayarak bir milyar parçaya bölünen bir yıldız gibi hissetmektedir. Böyle bir kişi mutlaka endişe duyar; ve bu endişe, sözle tanımlanamayacak kadar dehşet vericidir. Bu dehşetten kurtulmak için, o gücü bulduğu anda, yanlış (psikotik) da olsa yeni bir kimlik duygusu yaratır; böyle bir kişi, kendisini İsa ya da Rahibe Theresa olarak "yeniden oluşturabilir."
Sayfa 36·Kitabı okudu