Mekan Dergi

Mekan Dergi
@mekandergi
Hür Tefekkürün Kalesi
“Otomatik Portakal” Filmine Eleştirel Bir Bakış
8/10
Anthony Burgess’in “Otomatik Portakal” kitabı 1971 yılında aynı isimle Stanley Kubrick tarafından kitabın neredeyse tamamına sadık kalarak sinemaya uyarlanmıştır. Yönetmen Stanley Kubrick, beyaz perdeye uyarladığı “Otomatik Portakal” filmiyle “Nispeten güvenli bir toplumda yaşamak için ne kadar fedakarlıkta bulunmamız gerekir?” sorusuna yanıt arar. Filmin şiddeti özendirdiği iddiasıyla gelen eleştirileri yorumlayan usta yönetmen, “İnsan doğasının bu yönünü kabul etmiyorlar.” diyor ve ekliyor: “Belki de bilinçaltımızda hepimiz potansiyel birer Alexizdir.” Anthony Burgess’in bu kitabında dikkati ilk çeken şey, isminin “Otomatik Portakal – A Clockwork Orange” olmasıdır. “Portakal”la insan olmanın organikliğine çağrışım yapsa da Malezya’da geçirdiği dönemin etkili olması akla daha uygundur. Çünkü Malaycada “insan” sözcüğü “orang” sözcüğü ile ilişkilidir. Yani “Mekanik İnsan” gibi başlığa tekabül etmektedir. Filmin bütününe bakıldığında başlıkla paralel ilerlediği görülmektedir. Anthony Burgess Fütüristtik ve Distopik akımın temsilcisidir. Bu akımların sinemadaki temsilcisi Stanley Kubrick’tir. Yani “Otomatik Portakal”ı sinemaya uyarlaması tesadüf değildir. Anthony Burgess’in ünlenmesinde etkili olmuş bir yönetmendir. Filme geçecek olursak başından sonuna kadar anlatıcı Alex’tir. Bu yüzden seyirci, acımasız, alaycı, toplum değerlerini küçümseyen, sıra dışı, saldırgan ve yıkıcı bir portre çizen Alex’in gözünden bakar olaylara. Alex bir anti-kahramandır. Anti-kahramanlar baktığımızda hayat hakkında bize kahramanlardan daha fazla şey öğretir. “Otomatik Portakal” filmi, bir distopya örneğidir. Distopya, ütopik bir toplum anlayışının anti-tezini tanımlar. Distopik bir toplum, otoriter-totaliter bir devlet modeli ya da benzer bir başka baskıcı sistem altında karakterize edilir.
1000Kitap
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma