İşte bu genç adam, sağlığında dinletemediği parçayı karısının ruhuna duyurabilmek için, bu yabani ormanda ve bu mezarın başında, senelerden beri viyolonselini çalar.
Hiçbirisi bu korkusunu ötekine söylemeye cesaret esemiyordu. Kim bilir, belki öbürünün yanlış anlayacağından çekiniyordu. (Çünkü içten duyulan şeyler hep yanlış anlaşılır.)