Ne çok var ülkemizde..
O kadar çoklar ki kafamı nereye çevirsem oradalar.
Çocuk yetiştirme kısmıyla ilgilenmeyip çocuk üretme kısmıyla daha çok ilgili çünkü çoğunluk.
Çocuk gördüğünü yapar.
Bütün gün giyim ve makyajla uğraşan, kitap okumaktan aciz, elindeki telefonla oynayıp duran bir anneyi gören kız çocuğu çocukluğundan zevk almıyor, sıkılıyor ve bir an önce büyüyüp suratına badana yapmak için ağlıyor.
Okuyan, kaliteli zaman geçiren ebeveynlerin çocukları da kendi ebeveynlerini örnek alıyor.
Çocuğun önünde nasıl davranırsanız onu örnek alır.
Sizin söylediklerini yapmazlar, sizin yaptıklarınızı yaparlar.
O yüzden lütfen üremeden önce düşünün, ''ben bir çocuğu sağlıklı bir zihne sahip olarak yetiştirebilir miyim?'' diye kendinizi sorgulayın.
Beceremeyecekseniz lütfen sevişirken korunun.
Bu ülkenin bitki kıvamında yeni bireylere ihtiyacı yok.
Eller gitti uzaya, bizimkiler hala zırtapozluk peşinde.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ALINTI:
Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur.
Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçi...
İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar:
– Son sözün nedir?
Der ki:
– Ben Allah’a inanıyorum, O beni kurtaracaktır. Allah... Allah... Allah...
Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır:
– Onu serbest bırakın; Allah sözünü söylemiş ve onu korumuştur.
Böylece papaz idam edilmekten kurtulur...
Sıra hâkime gelir, ona da sorarlar:
– Demek istediğin en son söz nedir?
Der ki:
– Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet... Adalet... Adalet...
Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur...
Bunun üzerine insanlar tekrar şaşırır ve bağırırlar:
– Adalet sözünü söyledi, onu serbest bırakın.
Böylece hâkim de boynunun kesilmesinden kurtulur...
Sıra fizikçiye gelir. Ona da
– Son sözünü söyle derler
Der ki:
– Ben ne Allah’a inanan bir papazım, ne de adalete güvenen bir hâkim.. Bildiğim tek şey şudur: Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor.
Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden kopar...
Toplumdaki "düğümler" ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir!..
Gerçeğe talip olanlar, bedel ödemeyi göze almalıdır..
Arthur Schopenhauer