ey sevgili! kalbimin hangi derinliklerinde yurdun?
aşkın şarabını tattığım latif dudakların, şirin bakışların…
nedir beni böyle divane eyleyen, yazımı kışa çeviren yokluğun?
öyle tutulmuşluk ki düşün bile beni böyle eyliyorsa
varlığınla hissimde kaybolurum…
gözeriminden beri gönlümün sarhoşluğu, telaşım ve coşkum…
sen ki mahbube-i ruhum, ben ise deli dildade…
gel artık dilfiruzum,
kalbimi şad eyle…