Beni öldürmeyen o şey, kaskatı bir duvar gibi beni hissizleştirdi. Sen hep orda öylece güzelliğinle mutlu mutlu yaşa.
Seni öldürecek şey, beni kahreder.
Yedi çöl çevirdim kum saatinde, yedi orman kopardım takvimden, yedi okyanus indirdim gözlerimden, yedi kıta geçirdim ayaklarımdan. Olmadı. Gitmedi kaburgamdan ellerinin izi. Yedi bıçak saplandı göğüs kafesime, ben bir tek sana vuruldum. Gel sen bizi, yine vur. Ben hazırım ölmeye.
Ben, heves ettiğim şeylerin kursağımda birikmesinden oluşan hayal kırıklıklarımı bir yorgan gibi üzerime örtmüş olanım. Ben olsun diye çabaladığım her şeyin olmayışını, yutkunarak seyredenim. Ben, elimi uzattığım yeşil dalların, kurulduğuna şahit olanım.
Ben olmamış olan her şeyim.