Melis

(SN4) Siz veda edebilirsiniz ben veda etmeyi kabul etmiyorum
"Fakat, Koza'nın, Bartu'nun, Mutlu'nun, Işık'ın, Lâl'in, Yankı'nın ve Helin'in hikâyesi sona erdi; bizim masalımız burada bitti; masalımızın son cümlesi ise sonsuza dek mutlu yaşadılar olmayacak, her ne olursa olsun, birbirleri için yaşamaya devam ettiler olacak, acılarına, izlerine ve çocukluklarına rağmen."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
(SN4) “Her bitiş bir başlangıç falan değildir. Her bitiş, bir bitiştir.”
"Sokak Nöbetçileri," diye fısıldadım sırtını sıvazlarken. "Sonsuza kadar mutlu yaşamış ve hiç ayrılmamışlar, Miniğim. Bunu annenle babana sakın söyleme ama bana güven, masallar bazen gerçekleşebilir. Belki de onlar aramızda bir yerlerde nefes alıyorlardır, kim bilir? Yükün ağır gelirse Yankı'yı, ışıklardan korkarsan Helin'i, karanlıktan kaçmak istersen Mutlu'yu, bir bebeğe üzülürsen Işık'ı, kurtulmak istersen Bartu'yu, bir anıyı yeniden hatırlamak istersen Lâl'i ve gülümsemek istersen," kahverengi gözümü kırptım, güldü, "Koza'yı hatırla. Onlar hep," elimi bir kez daha kalbine koydum, "kalbinde hissettiğin sürece burada yaşayacaklar."
SN4
Yaşamaya devam et, derin bir nefes al; güneş her gün aynı şekilde doğar fakat sen hissedebildiğin sürece batışına üzülebilirsin. Hisset; her batış, terk ediş ya da ölüm demek değildir; bir sonraki gün yaklaşıyordur.
“Ona daima Sonuncu mu diyeceksin?” “O,” dedi Yankı’yı işaret ederek. “Umut ismini tamamen kabullenene kadar evet.” Anlamaz gözlerle ona baktım. “Bilmiyorsun,” diye fısıldadı. “Kaç gece, benim adım Yankı değil, diye ağladığını. Çocuktuk, çırpınıyordu. O unutsa ben unutmam.”
Bartu Sarca duvarları yumrukluyordu hırsla ve annesini bulmak istediğini söylüyordu, yaş on yedi. Lal Sarca hepimizden nefret ettiğini dile getiriyor, defalarca kaçmaya çalışıyordu, yaş on iki. Işık Sarca bana en acısız ölüm nasıl olur diye soruyordu, henüz yaşı on üç. Mutlu Sarca kimse beni böyle sevemez diye yastıkları fırlatıyordu, yaş on dört. Yaşanmasa da Helin, canımı çok yaktı, diye ağlıyordu bana yaş yedi. Hiç mi sevilmeyeceğim diye soruyordu Koza, yaş altı. Ve ben duruyordum, hepsini cevaplar veriyordum, kendim soru bile soramıyorum fakat sorsaydım derdim ki, sarılsan geçer mi, yaş sekiz ,yaş dokuz, yaş on. Hayır, yaş yirmi. Hayır, ya şu an aslında.