Bartu Sarca duvarları yumrukluyordu hırsla ve annesini bulmak istediğini söylüyordu, yaş on yedi. Lal Sarca hepimizden nefret ettiğini dile getiriyor, defalarca kaçmaya çalışıyordu, yaş on iki. Işık Sarca bana en acısız ölüm nasıl olur diye soruyordu, henüz yaşı on üç. Mutlu Sarca kimse beni böyle sevemez diye yastıkları fırlatıyordu, yaş on dört.
Yaşanmasa da Helin, canımı çok yaktı, diye ağlıyordu bana yaş yedi. Hiç mi sevilmeyeceğim diye soruyordu Koza, yaş altı.
Ve ben duruyordum, hepsini cevaplar veriyordum, kendim soru bile soramıyorum fakat sorsaydım derdim ki, sarılsan geçer mi, yaş sekiz ,yaş dokuz, yaş on. Hayır, yaş yirmi. Hayır, ya şu an aslında.