Ey insan! Sen kendine mâlik değilsin. Sen kudreti nihayetsiz bir Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı Zülcelâlin memlûküsün. Öyle ise sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünki, hayatı veren O'dur. İdare eden de O'dur. Hem dünya sahibsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvâlini düşünüp merak etme; çünki onun sahibi Hakîmdir, Alîmdir. Sen de misafirsin; fuzulî olarak karışma, karıştırma.
Hem mü'mine der : "İhtiyarın cüz'î ise; kendi mâlikinin irade-i külliyesine işini bırak. İktidarın küçük ise, Kadîr-i Mutlakın kudretine îtimad et. Hayatın az ise: hayat-ı bâkıyeyi düşün. Ömrün kısa ise; ebedî bir ömrün var, merak etme. Fikrin sönük ise; Kur'ân'ın güneşi altına gir. İmânın nuriyle bak ki: Yıldız böceği olan fikrin yerine herbir âyet-i Kur'ân, birer yıldız misillû sana ışık verir.
Risale-i Nur -İman ve küfür Muvazeneleri
Amma Kur'ân'ın cadde-i nurâniyesi ise: Bütün ehl-i dalâletin çektiği yaraları, hakaik-ı îmâniye ile tedavi eder. Bütün evvelki yoldaki zulümatı dağıtır. Bütün dalâlet ve helâket kapılarını kapatır.