Sen, eğer nefis ve şeytanı dinlersen, esfel-i sâfilîne düşersin. Eğer Hak ve Kur'ân'ı dinlersen, ala-yı illiyyîne çıkar, kâinatın bir güzel takvîmi olursun.
Diyebilirsin ki: "Benim Rabb-ı Rahîmim, dünyayı bana bir hane yaptı. Ay ve güneşi, o haneme bir lâmba; ve baharı, bir deste gül; ve yazı, bir sofra-i nimet; ve hayvanı, bana hizmetkâr yaptı. Ve nebâtâtı, o hanemin zînetli levâzımâtı yapmıştır."
Risale-i Nur -İman ve küfür Muvazeneleri
Eğer insan za'fını anlayıp, kalen, hâlen, tavren dua etse ve aczini bilip istimdâd eylese; o teshirin şükrünü edâ ile beraber, matlubuna öyle muvaffak olur ve maksatları ona öyle musahhar olur ki, iktidar-ı zâtisiyle onun öşr-i mi'şârına muvaffak olamaz.
Risale-i Nur -İman ve küfür Muvazeneleri
İşte, ey âciz insan ve ey fakir beşer! Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medârı olan bir vesileyi elden bırakma. Ona yapış, âlâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık, bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını kendi duan içine al, bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumî gibi اِيَّاكَ نَسْتَعِينُ 1 de, kâinatın güzel bir takvimi ol.