Hayır, çocukluğum mutsuz geçti diyemem. Ama hep bir bakışın ağırlığı oldu üzerimde. Muazzam bir şefkat, umut barındıran bir bakış. Ama beklentilerle dolu. Ağır. Yıpratıcı.
Babam da sonunda küçük oğlunu evden değil, gelecekle ilgili rüyalarından kovdu. Belki böylece onu cezalandırdığını sanıyordu; oysa tam tersine özgürlüğüne kavuşturmuştu.