Kendimizi ve ilişki içinde olduğumuz insanları gerçek yönleriyle görüp tanıyabilirsek, yanlışa düşmekten sakınmış oluruz. Böylece kendimizi daha sağlıklı gerçekleştirebiliriz.
Evlilikte yapılması gereken; tarafların bencilce hareket etmeden, ancak kişiliklerini de ezdirmeden bağımsız birlikteliğin oluşturulmasıdır. Yoksa, evlilik bir otorite mücadelesi değildir.
“Bugünkü aklım ve olgunluğuma erişmem için, bunları da yaşamam gerekiyormuş. Herkes kaderdeki rolünü oynayıp, kenara çekiliyor. İstisnasız herkes hayatında ciddi badireler atlatıyor. Ne o dünkü kişi ne de ben. Çünkü kâinat her gün, yeniden yaratılıyor.”
Evliliği hayalinizdeki gibi yaşamak istiyorsanız, yumuşamak zorundasınız. Yumuşaklık, evliliğin sağlam bir müttefikidir. “Asla prensiplerimden taviz vermem” diyenlerdenseniz, evlenmek için acele etmeyin. Kimse boşanmak için evlenmez, ama bazılarının tek yaptığı boşanma değirmenine su taşımaktır.