Benim bütün hayatım, kıstırılmış insanın trajedisini canımda duyma üstüne şekillenmiştir. Kendisi bir başkaymış gibi yaşayan insanlar, gittikçe ağırlaşan derdim oldu benim. Önüne bakan insan, marş söyleyen binlerce kişiden çok daha çekici gelir bana. Kurumlaşmış haklılıktan kuşku duydum hep. Egemen doğruyu küçümsedim. Şiddetten tiksindim. Bunların karşısına koymaya çalıştıklarım mı? Emek, barış, aşk, gerçek anlamda eşitlik ve tüm bunları içeren bir özgürlük...