Melike

Kendini bilir bilmez emanet ettiği, büyük umutlar yüklediği, onu kurtarabileceğini düşündüğü insanlardı bunlar. Ama kurtarmayacakları anlaşıldığında, umutları suya düştüğünde bile kendini onlardan kurtaramıyor, çekip gidemiyordu.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
...her şeyin düzelebilecekmiş gibi göründüğü, gelecekte parlak ve temiz bir insana dönüşeceğini sandığı, çok az bilgisi, fazla fazla umudu olduğu ve bu umudun bir gün karşılığını alacağını düşündüğü günlere özlem duyuyordu.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Edebiyat
Bazen her şeyden korkuyormuş gibi hissediyordu ve bu tarafından nefret ediyordu. Korku ve nefret; korku ve nefret... Bazen hayatında bir tek bu ikisi varmış gibi geliyordu. Kendinden başka herkesten korku, kendindense nefret.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Edebiyat
Fakat mutluluk denen şey de gösterişte , sürdürülmesi imkansız bir durumdan başka neydi, hele ki dile getirmesi bile bu kadar zorken?
Sayfa 117·Kitabı okudu
Edebiyat
Aptal değildi fakat daha 12 yaşında hayatın bir hayal kırıklığından ibaret, kendisinin de çevresindekiler için hayal kırıklığı olacağını çözmüşcesine bezginlik içindeydi.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Edebiyat