"Anne yine de huş ağaçlarıyla kaplı ormanda neşeyle yürümeye devam etti, kendisini hiç yalnız hissetmiyordu zira hayal gücü her adımında ona eşlik etmekteydi. Hayalinde asla gerçek hayatta olamayacak kadar güzel ve heyecan dolu sohbetler ediyordu. Gerçek hayatta insanlar bu şekilde konuşmaya cesaret edemezdi ama 'hayali' sohbetlerde herkes her istediğini söyler ve karşı tarafa da istediğini söyleme şansı verirdi."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Diana içinden kadının tıpkı anlatıldığı gibi çok garip biri olduğunu düşündü. Kırk beş yaşında bir kadın tıpkı küçük bir kız gibi çay partisi oynuyordu! Fakat gözleri parlayan Anne pek neşelendi. 'Ah, yoksa siz de mi hayaller kurarsınız?'
'De' bağlacı Bayan Lavender'ın iyi ruhuna yapılan bir göndermeydi.
'Evet kurarım,' diye itiraf etti kadın cesur bir şekilde. 'Elbette benim gibi yaşlı biri için bu büyük bir aptallık ama hiç kimseyi incitmeden istediğin zaman aptal gibi davranamıyorsan, bekar bir ihtiyar olmanın anlamı ne o zaman? İnsanın bazı istisnaları olmalı. Bazen bir şeyleri 'mış gibi' yapmadan yaşlanamayacağımı düşünüyorum."
"Sonuç olarak en güzel ve en tatlı günler çok şahane ya da çok heyecanlı şeylerin olduğu günler değil, kopmuş bir kolyeden birbiri ardına düşen inci taneleri gibi basit mutlulukların yaşandığı günlerdir bence."
"Dostlarımız için her zaman en iyisini istemeliyiz ve onlara içimizdeki en iyiyi vermeliyiz, sizce de öyle değil mi? İşte o zaman dostluk dünyanın en güzel şeyi olur."
"'Gerçek dostluk hakikaten çok faydalıdır,' dedi Bayan Allan. 'Bu bizim için en önemli ideal olmalı ve dostluklarımızı hep dürüstlük ve samimiyet üzerine kurmalıyız. Ben hep dostluğun aslında içinde gerçek dostlukla ilgili hiçbir şeyin olmadığı yakınlıkla karıştırılmasından korkarım."