"Ait olmadığı büyülü bir dünyada yürüyen bir kadın gibiydim. Bu kadının canının istediğini yapma, istemediğini yapmama özgürlüğü vardı. Ender rastlanan o kimseye bağlı olmama, her şeyden vazgeçme, çevredeki dünyayla bütün ilişkilerini kesme, tamamen bağımsız olma ve bağımsızlığının hakkını vererek yaşama; bir erkeğe, evliliğe, ya da aşka bağlanmadan özgür olma; tüm kural ve yasaların sınırlandırmasından kopma hazzını yaşıyordu bu kadın."
Her birimiz farklı mücadelelerden geçerek hayatta kalmaya çalışıyoruz ancak bazılarımız daha kötü şartlar içerisinde kendilerine nefes alacak bir alan oluşturmaya çalışıyorlar. Kadınların birer objeden ibaret görüldüğü, düşünce ve kendilerini ifade haklarının verilmediği coğrafyalarda yetişenler var. Dünyada kadın olmanın her farklı bölgede zorlukları varken bazı kadınların doğdukları coğrafya ve aynı çatı altında bulundukları aileleri kaderinin sınırlarını çiziyor. Gerçek bir hikâyeden alınmış Sıfır Noktasındaki Kadın kitabında, Mısır'da dünyaya gelen Firdevs'in mücadelesini okuyoruz.
Kitabın yazarı, Mısır'da doğup büyümüş feminist bir aktivisttir. Bir dönem kadın suçluları daha yakından tanımak için hapishanelerde çalışıp araştırmalarını sürdürmüş. Bu dönemde de mahkumlar arasından bir kadın özellikle ilgisini çekmiş. Bakışlarının altında derin bir hikâye olduğunu hisseden ve kendisine karşı büyük bir merak duyan yazarımız, Firdevs'in hikâyesini daha yakından duymak istemiş. Firdevs, cinayet suçundan dolayı içeridedir ve idam edilmesine 6 saat kalmıştır. Bu kalan 6 saatte Firdevs'in hikâyesini baştan sona kendisinden dinleyerek olayların nasıl bu hâle geldiğini okuyoruz.
Firdevs, doğumundan ölümüne kadar yetiştiği toplumda kadın olmanın zorluklarını en derinine kadar yaşamıştır. Fahişe ve katil etiketlerini alana kadar da