yine oldu. boğuluyor gibi hissetmek değil, boğulmak. boğuldum. suyun ve buharın içinde yeniden boğuldum. nefes aldım, almaya çalıştım. ıslak bedenimi attım odama, aynanın karşısında hafif yeşil, mor ve mavi karışık morlaşma. gözüme takıldı bir süre inceledim. ta ki; gözlerim kararıp, kulaklarım çınlayana kadar. tutunacak bir yer de yok tutunayım. düştüm, direndim ama olmadı. gözlerim açıktı fakat etraf yine karanlık. ilk olduğunda öldüğümü düşünmüştüm. ilk olduğunda on dört yaşındaydım, korkmuştum, titriyordum. ayakta donmuş ve baygın vaziyetteydim, ta-ki genç bir kadın dokunana kadar. yere yığılmış bedenim. ne yapacağını bilememiş, cebindeki şekeri ağzıma vermiş. sonrası hastanedeyim. zamanla çoğaldı, şimdi donmuyor bedenim. sadece kararıyor görüşüm, çınlıyor kulaklarım, titriyor bacaklarım ve ben o an üzerim giyinik diye şükürler ediyorum. ne vakit olacağı belli olmuyor. kansızım, ondandır. yorgunum yine aynı sebepten.