Dalgalar gibi büyüye büyüye kıyıya vuruyorum. Kaçıyorum sanki limanındaki gemilerden. Ne biri gelsin dokunsun sularıma ne de bir balık kaybolsun içimde. Serin sularda yanıyor içim. Yüreğimdeki bu eksiklik yavaş yavaş alıyor canımı. Son nefesimde gözüme görünen bir deniz feneri, kapkaranlık gökyüzünün altında süzülen deniz feneri çağırıyor beni. Yalan var dudaklarında, ufak bir fısıltı. "Artık gel yanıma." Sesini duyabiliyorken o güzel kelimelerinle seslen bana. Çünkü seni bekleyerek geçirdiğim her gün, tanımadığım bir şehrin çıkmaz sokaklarında kaybolmak gibi. "Çünkü senin yokluğunda geçen her saniye, zamanın bize geri veremeyeceği hatıralar mezarlığı."