İşlemediğiniz bir suçtan dolayı tek başınıza bir hücrede yıllarca hapis yattığınızı düşünün, tam on dört yıl. Hapsedildiğiniz yer ise hiç kimsenin sizden ve sizin de sevdiklerinizden haber alamadığınız bir yer olsun. Hapis yatmanıza sebep olan insanlardan intikam alır mıydınız ya da nasıl bir intikam alırdınız?
Monte Cristo Kontu'nun konusu tam olarak bu. Kitap size öyle basit bir intikam anlatmıyor. Bir örümceğin ağını dikkatle ve ustalıkla örmesi gibi baş karakterimiz Edmond Dantés de intikam planını böyle bir titizlikle kurguluyor.
Konusu intikam olan bu kitap tabii ki de sadece bundan ibaret değil. Sizi o zamanın, yani 1800'lerin başının, dünyasına ışınlıyor ve o zamanda yaşayan insanların nasıl bir hayat yaşadıklarını, nasıl giyindiklerini, nasıl evlendiklerini, nasıl ahlâk normlarına sahip olduklarını görüyorsunuz. Kitabın içinde çokça Türk kelimesi de geçiyor. Kitabın içeriği inanılmaz zengin ve kurgusu da inanılmaz başarılı. Dili ise gayet akıcı ve anlaşılır.
Evet anlayacağınız üzere kitap beni çok etkiledi. İlk başta hacminden dolayı başlamaya korksam da 1500 sayfayı sekiz günde okudum. Kitaptaki her olay ve karakter çok güzel işlenmiş.
Bitirdiğimde hissettiğim sadece iki duygu vardı: hüzün ve mutluluk. Muhtemelen bundan sonra kitapla nerede karşılaşsam yüzümde hüzünlü tebessüm olacak.
Melisa R. D.