Ülkeler arasındaki sınırdan bahsetmiyorum, şerefle şerefsizlik arasındaki sınırdan bahsediyorum, vicdanla vicdansızlık, haysiyetle haysiyetsizlik, dürüstlükle alçaklık arasındaki sınırdan. Yunan bir filozof şöyle demişti: 'Bir kere sınırı aşan için artık sınır yoktur.'
Klasiklerden,elimde 1,5 ay dolaşan psikoloji romanlarından sonra (ki hepsi çok kıymetli kitaplardı) bu kitap bana ilaç gibi geldi. Ahmet Ümit ergenliğimden beri en sevdiğim yazarlardan biri (hatta en sevdiğim ) o yüzden biraz taraflı bir inceleme olabilir ancak olabildiğince objektif kalmaya çalışacağım.
Kitap klasik bir Başkomiser Nevzat hikayesi gibi başlasa da katil/katiller ve işlenen olay bu sefer birebir komiserimizin öyküsü. Aslında bir başkasının cinayetini aydınlatmıyoruz geçmişin hayaletleriyle savaşıyoruz. Özetle Komiser Nevzat'ın hayatında karanlık bir dönemi aydınlatıyoruz diyebiliriz. Kitabın en güzel özelliği her Ahmet Ümit kitabında olduğu gibi heyecanı diri tutması. Sürekli ne olacağını merak ediyor ve kitaba devam etmek istiyorsunuz. Kitapta günümüz Türkiye'si ve İstanbul'una bir ayna tutmuş diyebiliriz. Yaşananlar aslında bizim çok da bilmediğimiz ama içten içe hissettiğimiz karanlık yüzü gibiler.
(Bundan sonrası üstü kapalı spoiler olabilir okuma zevkinizi etkilemeyecektir ama merakınızın daha yüksek olmasını istiyorsanız burada bırakınız sevgili okur:)
Eğer kitapla ilgili bir eleştirim olacaksa o da başkahramanımız Nevzat'ın az önce tamam kesinlikle bunu ben yapmış olamam dediği ve kanıtladığı bir konuyu iki sayfa sonra ya ben yaptıysam/yaptım şeklinde ikilemle gidip gelmesi oldu. Bazı yerlerde bu düşünce geçişleri çok hızlı çok manasız geldi elbette başta bu paranoya hali, geçmişin zihnindeki karanlığından dolayı çok doğaldı ama neredeyse son 100 sayfaya kadar artık onun yapmasının binbir türlü varyasyonla imkansızlığı kanıtlanmasına rağmen acaba bensem kurgusu biraz gereksiz kalmış diye yorumladım. Neyse her şeye rağmen ben başkomiserimden razıyım ya:)
Onun dışında yine tespitler yine ters köşeler yine paranoyolar.. Özellikle depresyon konusu çok