Bence ya hep ya hiç olmalı. Göze göz, dişe diş. Ben sana yaşamımı veriyorsam, sen de bana yaşamını vereceksin. Hem de geri dönmeden, pişman olmadan. Yoksa, hiç olmasın daha iyi.
Belki de hepimizin içinde, bizi olduğumuzdan daha iyi ya da olduğumuzdan daha kötü yapacak tohumlar vardır.
Bunu “uygun” bir iklimle karşılaşana kadar bilemeyiz.