"Bir ömür boyu süren aşk yeryüzü yasasının ölümcül bir istisnasıdır; bütün çiçekler solar, büyük sevinçlerin ardından, olur da yarınları varsa, kötü bir gün gelir. Gerçek hayat kaygılarla doludur."
Aşkı dile getiren iki araç vardır: Mutsuzluk ve üzüntü. Birbirinin ikiz kardeşi olan bu duygular aşıkların sözlüğüdür. Aşıklar, onlarda aşkı özümser, düşünceleri okurlar.
İnsanın her şeyi yıkıp darmadağın etmeyi sevmesi, -bu böyledir ve bazen bunu yapmaktan zevk aldığı da bir gerçektir- bitirmeye çalıştığı yapıyı bitirerek, emeline ulaşmaktan içgüdüsel olarak korkmasından mı ileri gelir acaba?