O gün bugündür kendimi toplayamadım. Dereyi atlarken, sanki içimden ağır bir şey yuvarlanıp düştü. Öyle bir şey ki on dakika öncesine kadar ben onu kalbimin üstünde veya kafamın içinde, bir demir gülle gibi taşıyordum. İşte bu, yuvarlanıp düştü. Şimdi hafifim. O kadar hafifim ki kolumu bir kanat gibi kımıldatsam havaya uçabilirim.
Kim bilir başka yerlerde bahar ne güzeldir. Besbelli, başka yerler derken İstanbul'u, İstanbul'un sayfiyelerini düşünüyorum. Feneryolu, Göztepe, Esenköy...