itfaiyelerin görevinin söndürmek değil yakmak olduğu, kitapların yasaklandığı, insanların düşünmeden, gelişmeden, 'robot' gibi yaşadıkları bir distopya. görevi ele geçirilen kitapları yakmak olan bir itfaiye görevlisinin, küçük bir kızdan , sonrasında kitaplarıyla beraber kendini de yakan bir kadından etkilenmesiyle olaylar gelişiyor. canını verebilecek kadar ne var bu kitaplarda? diye diye kitapları çalmaya başlar ve sonunda sisteme başkaldırır. fakat sonrasında görüyoruz ki problem devletin kitapları yasaklaması değil. insanlar okumak istemiyor, düşünmek istemiyor.zihnini yormak, fikir üretmek acı veriyor. acının,üzüntünün kendisi korkunç karşılanıyor. kısa ve anlık haz verici şeyler insana yeter duruma gelmiş. televizyon izlemek, işe gitmek, para kazanmak gibi basit eylemler yaşamak için yeterli hale gelmiş durumda. bana göre bu distopyayı günümüz dünyasından ayıran tek şey, devletin resmi olarak kitapları yasaklamamış olması. üzücü...
düğmenin yerini fermuar alır ve insan şafakta giyinirken düşünmeye, felsefi düşüncelere dalmaya ve dolayısıyla da melankolikleşmeye ayıracak bir saat bulamaz olur.
sayfa sayısı az olmasına rağmen içerik olarak çok dolu, aydınlatıcı bir kitap. bana göre felsefi. insan mevcut halini nasıl almıştır? Allah'ın bize ruhundan üflemesi ne anlama geliyor ? gibi sorulara yanıt veren, soru cevap şeklinde bir kitap. çok beğendim.